Neşeli Aile Blogumuzun Penceresinden Size El Sallıyoruz, İçeri Gelsenize!

Neşeli Aile Blogunuzun Penceresinden Size El Sallıyoruz, İçeri Gelsenize!
Yüzlerce blog var orada, evet, siz de bunların onlarcasını takip ediyorsunuz belki de. Ama bu blog farklı. Peki, neden farklı? Laf olsun diye mi? Yoksa gerçekten bir şeyler var mı burada size farklı hissettirecek? Onca takipçisini bu bloga sürekli geri getiren şeyler neler?
Evet, biz farklı olması için uğraşmadık aslında ama idilob.com insanlara sunduğu atmosferiyle gerçekten özel bir fark yarattı galiba. Çünkü bu blog neşeli, samimi, keyifli… ve:
Bu blog size bir şeyler öğretmeye çalışmıyor.
Online dünyada bilge laflarla canınızı sıkmak için değil, aksine webdeki ‘sıkılmışlığınıza’ bir çare olmak için yer alıyor.
İdilob.com’u bir aile blogu olarak konumlandırdım. Yani siz de bir anne ya da baba olabilirsiniz. Liseli veya üniversiteli bir öğrenci de olabilirsiniz. Burada kendinizle ilgili bir şeyler bulacaksınız.
Çünkü biz her telden yazıyoruz; sohbet ediyoruz, yazarken okuyup eğleniyor, iyi vakit geçiriyoruz. Kendi günlük keyif gazetemizi basıyoruz adeta, hep birlikte.
Dostane Muhabbetler, Sıcakkanlı Sohbetler
İdilob’da tattığımız duyguyu size açıklamama izin verin; sanki aile bir araya gelmiş oturmuş, çay keyfinde dertleşiyormuş gibi…
Burada neler bulacaksınız?
Farklı yazarların evimize misafir olmuş komşular gibi kaleme aldıkları keyifli söyleşi tadında yazılar…
Tarfiler…
Kitap yorumları, değerlendirmeleri…
Bazen bir yerlerden bulup getirdiğimiz ilginç bilgiler…
Kimi zaman Üstün Dökmen hocadan samimi tavsiyeler, kimi zaman çocuklarımızın sağlığı ve gelişimine yönelik faydalı bilgilerle ipuçları, kimi zaman burçlarla alakalı keyifli sohbetler ve kimi zaman da çok hoşumuza giden ve sizlerle paylaştığımız kitaplarla ilgili değerlendirmeler…
Kısacası burada hayatı bulacaksınız… ama bir tek farkla. Burada hayatın sadece olumlu, güzel, renkli taraflarını yansıtmaya çalışıyor olacağız her zaman. O her zaman her yerde karşılaştığınız, iç karartıcı, sıkıcı, olumsuz yanların es geçiyor olacağız. En azından burada görmezden geliyoruz onları…
Yani amacımız neşemizi paylaşmak ve onu paylaşarak çoğaltmak. Hiç sıkılmayın istiyoruz bu blogda. Günlük koşturmacalarımızın içinde yorulup, bazen boğulup eve, ofisinize ya da her neresiyse rahat ettiğiniz yer oraya geçtiğinizde, bilgisayarınızın tarayıcısına keyifle ve merakla “yeni neler varmış?” diyerek idilob.com yazmanız, sıkıntınızın rahatlamaya ve bir tutam gülümsemeye dönüşmesi tek amacımız.
İşte bu yüzden biz İDİLOB’a Neşeli Aile Blogumuz dedik.
Küçük – büyük, çocuk ve ebeveyn, herkesin kendine göre bir şeyleri bulabileceği ender bloglardan biri olma yolunda içeriklerimizi biriktirdikçe, dostlarımızı da artırıyor, sayfalarımızı ve satırlarımızı daha geniş kitlelerle paylaşıyoruz. Ve sayımızın her geçen gün arttığını görmenin mutluluğunu iliklerimize kadar hissediyoruz. Bu mutluluğun yüzümüze yansıttığı tebessümle birlikte enerjimiz de artıyor ve işte sizlere daha da keyifli paylaşımlar sunabilmenin coşkusuna dönüşüyor.
Bize kattığınız gülümsemeyi sizin de yüzlerinize yansıtabiliyorsak ne mutlu bana, bize, hepimize… Haydi gelin, siz de bu ailenin bir parçası olun. Sadece okumayın, yorum yapın, paylaşın ve hatta katkıda bulunun. Kapımız size de tüm ailenize de sonuna kadar açık. Görüşmek üzere… 🙂

idilob

Dil ve Konuşma Terapisti Kimdir? Ne iş Yapar?

Dil ve Konuşma Terapisti Kimdir? Ne iş Yapar?

Dil ve konuşma terapisinin kapsamında yer alan sorunlar, sorunlara dair müdahaleler, ailelere tavsiyeler, doğru bilinen yanlışlar gibi yazılarımı paylaşmadan önce sizleri, ‘Dil ve Konuşma Terapisti kimdir ve ne iş yapar?’ konusunda bilgilendirmenin faydalı olduğunu düşünmekteyim.
Mesleğimize dair net bilgi, dil ve konuşma sorunları yaşayan bireyler, bu bireylerin aileleri, sağlık alanında çalışan ve dil ve konuşma sorunları yaşayan bireylerle karşılaşan uzmanlar için doğru müdahale ve yönlendirme açısından oldukça önemlidir.
Amerika, Avustralya, İngiltere vb. gibi birçok ülkede uzun yıllardır geniş uygulama sahasına sahip olan Dil ve Konuşma Terapistliği, ülkemizde 2011 tarihinde yasal zeminde sağlık meslek mensubu olarak tanımlanmıştır. Bu yasaya göre ‘Dil ve konuşma terapisti; dil ve konuşma terapisi alanında lisans eğitimi veren fakülte veya yüksekokullardan mezun veya diğer lisans eğitimleri üzerine dil ve konuşma terapisi alanında yüksek lisans veya doktora yapan’ sağlık meslek mensubu olarak tanımlanmaktadır. 2000 yılında Anadolu Üniversitesi DİLKOM (Dil ve Konuşma Bozuklukları Araştırma Merkezi)’dan filizlenerek bu üniversitede yüksek lisans eğitiminin başlamasıyla ‘uzman’ dil ve konuşma terapistleri yetişmeye başlamıştır.
Okumaya devam et “Dil ve Konuşma Terapisti Kimdir? Ne iş Yapar?”

Minik Yogi – Güneşi Selamlıyoruz

Merhaba sevgili İdilob severler,
Bu yazımda sizlerle çok eğlenceli bir yoga çalışması deneyimleyeceğiz. Olayı biraz daha detaylandırarak fotoğraflı, resimli örneklerle bir yoga serisi yapacağız.
Fakat bunlardan önce bizim hayatla bağlantı kablomuz olan nefes alış-verişine bir göz atalım istiyorum. Nasıl yani? Nefes alıp-veriyoruz işte neyine mi bakalım? Evet!!! doğru nefes bizim uydu alıcımız, bedenimize giden her doğru nefes sağlıklı kalmamızı sağlıyor. Her tür hastalığımızın çözülmesini ve temiz bir şekilde yolumuza devam etmemizi sağlıyor. Nasıl nefes alacağımızı Örneklerle anlatalım

Nefesi alırken çok güzel kokan bir çiçeği kokluyor gibi havayı burnumuzdan içimize çekiyoruz. Derin derin ve sakince.
Nefesi verirken ise karşımızda duran bir mumu söndürür gibi ağzımızdan nefesi bırakıyoruz. Fırtına çıkartmamaya dikkat edelim tabi 🙂

minik yogi nefesi
nefes al, nefes ver

Şimdi bunu deneyimleyelim;
Gerekli malzemeler: Güzel kokan bir çiçek veya bulamazsanız parfüm sıkmış olduğunuz bir mendil de iş görür. Bir doğum günü mumu veya renkli bir tüy.
Çocuğumuzla karşılıklı oturup önce siz komut vererek ona yaptırın, sonra da ondan size yaptırmasını isteyin. 🙂 size öğretiyor olmaktan çok keyif alacaktır.
Okumaya devam et “Minik Yogi – Güneşi Selamlıyoruz”

Canım ATAM

29 Ekim öncesi bundan daha güzel bir paylaşım yapılabilirmiydi? gerçekten bilmiyorum. Sadece 11 yaşında ama dünya görüşü, dünyaya bakışı yaşının çok ötesi olgunlukta. Böyle çocuklara sahip olduğumuz için ne kadar şükretsek azdır. Yeni nesilde gerçekten umut var!!! Nur Üçgün ve ben okuduğumuzda çok etkilendik. Kendi başına hiç yardım almadan bu kadar güzel duygularını ifade etmesi, minnettarlığını ve ahdı vefasını bu kadar güzel yazıya dökmesi harika. Baklım sizler de beğenecek misiniz???

Canım Atam

Sen olmasaydın Cumhuriyet olmazdı,demokrasi olmazdı,eşitlik olmazdı.Bunların hepsi senin sayende oldu!Senin azmin ile başarıların ile oldu.Hiçbir zaman pes etmedin,umudunu kaybetmedin ,hiçbir zaman mantığını yitirmedin,zekanı kaybetmedin.Bir adım ileride olmak için hep çabaladın, düşündün, araştırdın. Yüzlerce,binlerce kitaplar, ansiklopediler bitirdin.Hayatın boyunca bir yarıştaydın.Hep senden sonraki nesilleri düşündün,çocukları düşündün.Hiçbir zaman bencil olmadın .Hep kendinden önce başkalarını düşündün.Şimdi senin bu yaptığın herşeyi biz öğreniyoruz.Bizim için yaptığın şeyleri duydukça senin gibi başarılı olmaya,azimli olmaya çalışıyoruz.Atamızın evlatları,güvenilir,sadık Türk çocukları,Cumhuriyet çocukları olmaya çalışıyoruz.Her zaman senin gibi çalışıp senin gibi kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz.Senin davranışlarını örnek alıyoruz.Senin gibi hep bir adım ileride olmaya çalışıyoruz.
Sen Anıtkabir’de yattıkça biz senin gibi güçlenicez,senden güç alıcaz.Sen hiç merak etme Atam! Demokrasimize,hürriyetimize,eşitliğimize en önemlisi Cumhuriyetimize çok iyi bakıcaz…

Elif Beril Üçgün