Değişerek, Dönüştürmek!

DEĞİŞEREK, DÖNÜŞTÜRMEK

Kısa bir hafta sonu molasından sonra, hiç hız kesmeden kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu yazı birazda  yaşarken öğrendiklerim…..

Bir turizmci olarak bir çok  insanla muhatap oluyorum. Hem de farklı milletlerden. Hepsinin davranışlarını izliyorum ve görüyorum ki hiç kimse  kendini değiştirmek istemiyor. Herkes  kendinden çok memnun ve her davranışında hem haklı, hem de biraz kurban rolünde. Kendisini  bu şekilde davranmaya iten bir sürü bahane sayabilir.  Oysa ki bir başkasının;  çocuğunuzun, babanızın, annenizin, kardeşinizin, arkadaşınızın, kocanızın, kayın validenizin, müdürünüzün, çalışanlarınızın vs. size karşı  DAVRANIŞLARINI  DEĞİŞTİREBİLMEK  İSTER MİSİNİZ? diye sorulduğunda  hepimizin cevabı “EVET”…

Ne kadar komik değil mi kendimizi değiştiremezken, bir başkasını kolayca değiştirebileceğimizi sanıyoruz. Başımıza gelen her şey için başkalarını suçluyoruz. Nedense tüm bu olayları yaşamımıza çekenin kendi düşünce biçimimiz ve yaşam şeklimiz  olduğunun farkına varamıyoruz.

Çocuklarımız  ebeveynlerinin  aynadaki dev yansımalarıymış. Mesela, çocuğumuzun sevgisiz olduğunu düşünüyorsak şöyle bir içimize dönüp, düşünelim. Acaba çocuğumuza biz yeterince sevgi verebildik mi?  Ya da çocuğumuzun sürekli bizi eleştirmesinden yakınıyorsak şöyle bir durup kendimize bakalım acaba çocuğumuzla nasıl bir ilişkimiz var . Farkında olmadan  biz sürekli çocuğumuzu acımasızca eleştiriyor muyuz. Bence cevap kocaman bir EVET!!!   Çocuğumuza sürekli olarak, yalan söylememesini, arkadaşlarıyla iyi geçinmesini, beklemeyi bilmesini, her gördüğünü istememesini vs. vs. söyleyip duruyoruz. Tabii ki de bunların hepsi kendi içinde çok kıymetli sözler ancak söyleyen kişinin davranışları ile örtüşmüyorsa bir süre sonra sadece havada uçuşan sözcükler haline dönüşüyor.

Aslında bakış yönümüzü değiştirdiğimizde, aynayı kendimize tuttuğumuzda çocuklarımızla olan ilişkimizde, bizden gelen yansımalarla çocuklarımızda oluşan davranışları daha net görebiliriz. Çocuğumuzdan davranışını değiştirmesini beklemek yerine o davranışı biz yaşamımızda değiştirdiğimizde çocuklarımızdaki farklılıkları daha hızlı göreceğimizden eminim. Neden ebeveynler değişmeli? Çünkü çocuklar davranışları model alırlar. O zaman neymiş, değişerek, dönüştürmek mümkünmüş.

Sevgiler

İdilob

Babalar ve Kızları

Ara sıra eskileri karıştırıp, çıkarmayı çok seviyorum. Nehir anneannesi ile uzakta olunca Murat’ın ve benim ayarlarımız biraz bozuldu.  Bu yazıyı görünce sizlerle tekrar paylaşmak geldi içimden. sevgiler….

Babalar ve Kızları

Herkese merhaba,

Bu hafta işlerinin yoğunluğu sebebi ile Murat bir kaç gündür eve gelemiyor ve bu durum Nehir‘de resmen  psikolojik bozukluğa sebep oluyor. Özellikle Pazar günleri ailecek yapılan kahvaltı, at çiftliğine, sinemaya gitmek sanki bir Pazar ritüeline dönüştü ve bunlar yapılamayınca Nehir‘in de ayarları bozuldu:)

Babasına sarıldığı zaman şöyle bir baktım da nasıl bir teslimiyet ve güven. Sanki Supermen’in kollarındaki Lois Lane:) Sonra babalar ve kızları hakkında benim düşüncelerime tercüman olmuş Aylin Kotil’in aşağıdaki yazısını gördüm ve sizinle paylaşmaya karar verdim.

Anneler dururken babalara pek paye vermeyiz. Anne yüreği, anne sevgisi genellikle daha ön plandadır. Oysa babaların çocukların üzerinde bıraktığı iz hiç de küçümsenemez. .. Baba-kız ilişkisi tarifi mümkün olmayan bir tılsıma sahip olsa da hemen her baba hamile olan karısının bir erkek evlat doğurmasını ister. Ancak doğan çocuk kız ise, babalar annelerden çok daha şanslıdırlar.
Kız çocuklar için babaları;
-Öncelikle hayran olunandır,
-Anneyle çekişildiği gibi babayla hiç çekişilmez, bazen birlikte anlayamazlar anneyi ve onun garip hallerini!
-Öyle bir boyuttadır ki bu durum, baba-kız anneye karşı sır bile tutabilir,
Kız babası kızını büyütürken sevgisini hissettirebilmiş ise, o kız ileride ayakları yere basan, özgüveni gelişmiş bir kadın olur,
-Baba çok örnek bir modelse, kızıyla evlenen erkek yandı!
çünkü evlenilen erkek hep babayla kıyaslanacaktır. Zavallı koca da sürekli ne ile karşılaştırıldığını, ölçünün ne olduğunu bilmeden geçirecektir bu gizli sınavı.
Mesela kızları evlenme çağına geldiğinde hiçbir delikanlı layık olamaz biricik evlatlarına. Bütün babaların kızları çok kıymetlidir, oysa yana yakıla istedikleri erkek evlatta bu duruma hiç rastlanmaz. Oğulları evlenirken içlerini bir garip sıkıntı kaplamaz.
-Kızdıkları da olur babaların kızlarına, ama bunu asla yüzlerine söylemezler. bir tek bu durumda anneyi sokarlar devreye (kızacakları zaman.) anne kızını alır karşısına; “bak baban çok kızdı, çok söylendi” der. o konuşmanın üstüne baba-kız ilk karşılaştıklarında baba kızına hiçbir şey olmamış gibi tebessüm eder ve olan anneye olur. Olaylar, kızın “babamı sen dolduruyorsun” nidaları ile sonuçlanır…

Babalar çok kıymetlidir. Bazen bir liman, bazen de bir kaledir. Değerleri hep bilinir. Ancak kızlar babalarına ne kadar yaslanmış olduklarını pek anlayamazlar. Sadece onları kaybettiklerinde anlarlar. sırtlarını bir dağa yaslamış olduklarının o zaman farkına varırlar. Kız çocuğunun anılarında öyle bir yaşar ki baba, o gittikten sonra bile, yaslanmış olduğu dağla birlikte yürür kızı.

Çok kıymetlisiniz babalar, çok seviliyorsunuz.
yaşayan, yaşamayan tüm babalara…

Herkese tüm dileklerinin gerçeğe dönüşeceği, mucizelerle dolu, muhteşem bir hafta diliyorum.

Sevgiler

İdilob

İçimdeki Orman

İçimdeki Orman

Gözlerimi kapattim ve deriiiiin bir karanligin icinde önce baş dönmesi gibi yüksek bir yerden atlamışçasına sonra yere yavaşça konan bir tüy misali ruhumu yerde hissettim.

Karanlık halâ cok belirgindi ama garip bir şekilde nasıl bir yerde olduğumu hissediyordum.Işıktan karanlığa aniden geçtiginde gözler ilk etapta geçici bir körlük yasıyormuş gibi etrafı seçemez fakat bir süre sonra ortama alışınca şekiller ve siluetler seçilmeye başlar. İşte tamda etrafımda hissettiğim böyle bir görüntüydü.
Aslında ipten bir merdivenle usul usul temkinli bir sekilde inmeyi tercih ederdim.Fakat ruhum beni yüzmeyi hemen öğrenmem gereken çocuk gibi atıverdi bu belirsiz boşluğa!!
Belirsizlik korku getirir herzaman ama bu sefer içimdeki cesaret feneri bana karşıma çıkan ilk görüntüyü halet i ruhiyeme bir projektor gibi yansıttı.Kocamaaan dev gibi bir ayna vardı alabildiğine büyük alabildiğine puslu…Kendimi görmeye calıştım fakat sisli görüntünün ardından sadece gölge gibi yansımamı hissedebiliyordum.İçim gibiydi sanki ayna puslu ve belirsiz..

Okumaya devam et “İçimdeki Orman”

Özel İhtiyaçları Olan Çocuklar İçin Yoga ve Faydaları (Otizm, Down, Asperger, Disleksi…)

ÖZEL İHTİYAÇLARI OLAN ÇOCUKLAR İÇİN YOGA VE FAYDALARI
(OTİZM, ASPERGER,DİSLEKSİ, DOWN, DEHB…)

Tüm çocuklar, özellikle herhangi bir engeli bulunup özel ilgiye ihtiyaç duyan çocuklar dikkat süreleri, sosyalleşme becerileri, fiziksel yetenekleri ve duygusal olgunlukları açısından süreklik içerisinde düşüş gösterirler.

Bu çocuklar ; iletişim, rutin ve olağan dışı şeylerde ve bilgileri işlemede zorluk çekerler. Genellikle zayıf denge, hareket kontrol eksikliği ve alan sınırlarıyla ilgili desteklenmeye ihtiyaç duyarlar, bu eksiklikler onların daha sakar olmasına sebep olabilir.
Her insanın 5 duyusunun yanı sıra daha az bilinen 3 duyusu daha vardır. Taktil duyusu, deri üzerinden alınır ve dokunma bilgisinin algılanmasını içerir.

Propriosepsiyon duyusu, vücudun eklemlerinin ve kaslarının nasıl tepki vereceğini söyler ve mekansal olarak nerede olduğunu anlatır.

Vestibüler sistem, bir kişinin kafa hareket ettiğinde denge sağlamak için iç kulak ile çalışan denge duyusunu kontrol eder.

Özel ilgiye ihtiyaç duyan çocuklarda duyusal sistemlerinde işlev bozukluğu olabilir. Bu çocuklar bazen bir, bazen birden çok duyu ile uyarıldığında, olması gerekenden çok fazla veya çok az tepki verebilirler.
Yoga çocukların özel ihtiyaçlarına nasıl yardımcı olabilir?
Yoga, otizm, DEBH, disleksi ve diğer özel ihtiyaçlı çocuklar için tuhaf bir aktivite seçeneği gibi gözükebilir fakat çocukların ruh hallerini, davranışlarını ve duygu durumlarını açıkça ortaya çıkaran bir volkandır yoga. Tüm çocuklar için sağladığı en önemli yararlardan biri kendilerineözgüven ve bununla birlikte özgürlük kazandırmasıdır.
Yoganın özel ihtiyaçları olan çocuklara faydasını birkaç madde ile anlatmak isterim;
1. Çocukların kendilerini ve başkalarını dinleme becerilerini öğretmeye yardımcı olur. Çocuk yoga yaptığında tek bir noktadayken çok az hareket eder, bu yüzden dikkatleri yoga pozunun nasıl yapılacağında olur. Bu da bedenlerinin yoga pozuna nasıl geçeceğini dinlemelerini sağlar.
2. Yoga pozlarında kullanılan nefes ve esnetme egzersizleri, kasların rahatlatmasıyla çocukların vücudundaki stresin hafiflemesine yardımcı olur. Genellikle yoga çalışmasından sonra daha iyi hissederler.
3. Onlar için zorlu olan yoga pozları çocukların azimli olmasını ve pes etmezlerse başarabileceklerini öğretir.
4. Yoga çalışmalarında kullandığımız derin nefes alıp verme çocukları rahatlatır ve yoga yapmanın dışında gergin olduklarında nefes alıp vererek gevşeyeceklerini öğrenmelerini sağlar.
5. Aşırı hareketli çocukların yavaşlamasına yardımcı olur. Yoga yaparken yavaş ve sakin hareket etmeyi öğrenirler ve kendi yaşamlarında bunu deneyimleyebilirler.
6. Odaklanmaları gelişir. Yoga hareketlerini doğru yapabilmek için odaklanırlar ve bu da odaklanma güçlükleri üzerine çalışacak ve öğrenmeyi arttıracaktır.
7. Duygularının kontrolünü sağlamada yardımcı olur. Çok çabuk hayal kırıklığı yaşayan, öfkelenen çocuklar derin nefes alıp vererek ve yoga pozlarını kullanarak kendilerini sakinleştirecek yeni uğraşlar bulmuş olurlar.
8. Çocuğunuzla yoga yapmak harka bir aile aktivitesidir. Birbirinize olan bağlılığı ve güveni arttırdığı gibi sorunlara ortak çözümler bulmanıza yardımcı olur.
9. Fiziksel hareketlilik sorunları yaşayan çocuklar bile kendi kabiliyetleri içerisinde yoga yapabilirler. Bu cesaretlendirici ve güven arttırıcı bir etkinliktir.

Özel ihtiyaçları olan çocuklarla çalışırken bu grubun öncelikle aile bireylerinden oluşması çok yararlı olacaktır. Çünkü çocuğun zayıf ve güçlü yanlarını bilerek yoga pozlarında ona yardım edebilirler. Bu da aile içinde ki birlikte hareket etmeyi sağlamlaştırırken eğlenmenizi de sağlar.

Özel ihtiyaçları olan çocuklar hayatın bizim göremediğimiz yanıdır, onlara öğretirken ve yönlendirirken kalbiniz daha da büyür.

Başak Kolcuer
Kidding Around Yoga Eğitmeni
0507 204 63 17

Nehir’in Yalnız İlk Seyahat Deneyimi!

Nehir’in  Yalnız İlk Seyahat Deneyimi!

Bugün 20 Ocak 2017! Başara ailesinin seyir defterine önemli bir gün olarak kaydedildi. Bizim küçücük kızımız Nehir, okuldan 18 arkadaşı ve 2 öğretmeni ile birlikte İzmir’e Uzay Kampı’na gitti. 2 gece, 3 gün sürecek, harika ve unutulmaz bir maceraya yelken açtı. Nasa da çalışmaya  karar vermiş bu küçük bilim çocuğunun da farklı bir eğitime katılması beklenemezdi. Dur bakıyım ne olacakmış? Ben daha pek anlayamadım açıkçası da…:) ” Astro Fizik” mi ne okuyacakmış…. 🙂 Çocuğunuz ne iş yapıyor?  Astro Fizikçidir kendisi. Hahhhaaaa…

Kızımız büyüyor!!! Biz,  aman ne yapacak? Eeee nasıl olacak şimdi? Nasıl yaaa ciddi, ciddi bizsiz gidecek mi? filan derken, hooooooppppp gitti bile. Şu anda İzmir’de. Biz de aval, aval arkasından baka kaldık 🙂 Öyle ki arkadaşlarıyla kakara, kikiri yaparken, bize el bile sallamadan, bilet kontrolüne gitti…

Çocukların öz güveni açısından bu tarz gezilerin çok iyi olacağını düşünüyorum. Kendi ayakları üzerinde durabilmeli, kendi sorunlarına, kendisi hızla çözümler bulabilmeli.

Nehir’in o naif ve duygusal görünümünün altında çok sağlam bir karakteri ve aslında çok da güçlü ve kararlı bir yapısı var.  Ayrıca, duygularını göstermesini ve hislerini paylaşmasını da çok seviyorum çünkü içe atılan, biriktirilen duygular ileride çok daha büyük patlamalarla ortaya çıkıyor. Düdüklü tencere gibi düşünün, arada bir havayı dışarı vermek lazım.

Tam bu yazıyı yazarken, öğretmeninden de mesaj geldi. Şu anda kampa da ulaşmışlar!

İyi Eğlenceler Nehir! Umarım Unutulmaz Maceralar Biriktirirsin!

İlgilenenler için Türkiye’de sadece İzmir’de bulunan Uzay Kampının internet sayfasının link’i aşağıda.

www.spacecampturkey.com

sevgiler,

idilob

Uzayın Derinlikleri
burada eğlence var, bilgi var, fen var.