Reklam VerBurada rekalamım görünsün istiyorum.

BÜYÜMEK

BÜYÜMEK

Kelimeler kelebekler gibi uçuşurken aklımda şimdi ise fırtına sonrası dibe çöken kum taneleri gibi zihnimde sessizce bekleşiyorlar. Ne oldu da böyle birdenbire ilişiklerini kestiler, aramıza mesafe koydular bir türlü anlayamıyorum. Bildiğim bir şey varsa artık eski ben başka bir ben olma yolundaki kapıdan adım attı.

Çok garip değil mi? Üzüntü veren olaylara eskiden yüreğim sızlarken ,şimdi ise olması gereken mukadderat deyip tuhaf bir güçlü duruşla dikkatimi saniyeler içinde başka bir olaya yöneltebiliyorum. Olgunlaşmak bu ise eğer, ben çocukken bu dönemi daha farklı sanıyormuşum bunu fark ettim. Her şeye tebessüm ederek katlanmaktı belki  benim gözümde büyümek. İçimdeki uzaklaştırıcı, yalnızlaştırıcı, bilge bir güçlü olma durumuymuş meğerse…

Eskiyle şimdi arasındaki köprüde ,hatıraları yaşama sebebimizin, şimdi ki zamana özenle hazırlanan ruhumuzu tanıma çalışmasıymış aslında tüm bu varsayılan duygular…Bir saniye sonrasının bir saniye öncesine mazi olacağı dilimi çikolatalı bir pasta dilimi kadar gerçek sanmamızmış büyümek..

Bunca illüzyonun önünde hayat, milyarlarca görsel kareden oluşan basit bir film rulosu sanki. Gerçek gibi algılanan, cepleri doldurma telaşına kapılıp ruhlarındaki kaplara tek kuruş dolduramayanların koskoca gök kubbesi olmuş dünya adeta. Bütün bu olanlara ve bütün bu bilinen değersizliklere rağmen filmin sonunda hissedilen hafif bir tebessüm belki de hayat. Büyümekle hayat arasında kalmış küçük bir direniş belki de tüm bu yaşananlar.

O ya da bu sebeple yaşanan ne varsa kabulümdür. Üzüntüm eksik bir davranışımdan, huzurum tek gerçeğin tek bir güç olduğunu bilmemdendir.

Zamana ve getirdiklerine şimdiden teşekkürler.

 

Sevgiyle

 

Nur Üçgün

Etiketler:,
9 Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

E-posta Bildirimi Almak için Kayıt Olun

Abone Ol!