Reklam VerBurada rekalamım görünsün istiyorum.

Anlamlı Ziyaret

ANLAMLI ZİYARET

 

Saatin,tarihin ve zamanın benim için önemini yitirdiği bir dilimde aklımdakiler, kalbimdekileri ziyarete gitti hasbihal etmek niyetiyle…

Zihnim çok bilmiş,sabırsız,negatif,hoşgörüden uzak hafif kıskanç yeni yetme çocuk kıvamında cümlelerle kalbimin kapısından içeri girdi.

Gönlüm,tevazu ve sağduyuyla bu ergen görünümlü gergin hali buyur edip başköşeye oturttu.

Hararetle söylenmiş sözlerin sıcaklığını derin ve ferahlatıcı bir tebessümle ancak yatıştırabildi.Üflenerek söndürülen mum misali bir parça soluk sukünete erdirdi şu geveze zihnimi…

Kısa bir sessizlikten sonra,

Anlat bakalım !  dedi gönül sesi.

Zihnim hafifçe toparlanıp,

Şeey! Nerden başlasam bilmem ki?

-Hele bi başla arkası gelir dedi güven ve huzur veren bakışlarıyla…

Zihnim başladı saymaya , balığın oltaya takıldığı gibi kafaya takılan şeyleri…Alındıklarını,kızdıklarını,kırıldıklarını,kırdıklarını,öfkelendiklerini,hoşgöremediklerini anlattı da anlattı kan ter içinde kalıncaya kadar.

Usul usul bilgece dinledi ev sahibi.Sözün bitmesinden sonra dingin bir ses tonuyla sadece şunu sordu Gönül.

-Bunca üzüntüye,kızgınlığa değdi mi ?Değişti mi bari bazı şeyler?

Yoooo nerdeee!

-Peki bunca yaşadıkların senden başka kimi acıttı,kimicehenneme sokup çıkardı?

Hiiç! Hiçkimseyi!

E ,o zaman niye bu kızgınlık neden bu öfke?

-Bir bilsem! Ah bir bilsem! Dedi çaresizce yorgun zihnim..

Mağrur ve kendinden emin duruşunun verdiği tecrübeyle adı üstünde gönlüne alırcasına bir sahiplenmeyle cevapladı zihnimi.

-Bilemezsin ki! Öfkenin gözünü,aklını,kalbini kör ettiğini bir bilsen! Sönmüş ateşin ardından kendini zehirlediğini,zararverdiğini bir görsen…Her şeyin,akarsuyun denizle buluştuğu yere kadar kendi kuvvetiyle gidebildiğini bir anlasan zaten hiçbir şeye gerek kalmadan mutlu mesut yaşarsın diye nasihat etti..

Altın tabakta sunulmuş nadide bir hediye niyetine aldı kabul etti bu değerli sözleri.Bunca hararetli sözün içinde yarattığı ateşi sanki bahsi geçen akarsuyun suyuyla söndürmüştü Gönül!  Uçsuz bucaksız bir denize ulaşmanın verdiği bir genişlik duygusu hissetti. Kafasının içindeki tüm çıkmaz sokaklar denize ulaşan yollar oluverdi.O an affetmenin en çok da kendisini affetmenin ve kabul etmenin huzurunu yaşadı .

Bir müddet daha sessizliğin verdiği bu ruhu dinlendiren atmosferde kaldıktan sonra ait olduğu yere döndü zihnim..

O vesveseli halinden vazgeçmiş ,sakin bir şekilde, artık herkesi ve herşeyi oluruna bırakmanın derin mutluluğu içinde yaşama koyuldu kendi zamanının içinde…

 

Nur Üçgün

 

2 Comments
E-posta Bildirimi Almak için Kayıt Olun

Abone Ol!