Masallar – Limon Ağacı

Ben bu masalı çok sevdim ve akşam Nehirle birlikte okumak için can atıyorum. Umarım siz de beğenirsiniz.

LİMON AĞACI

Zengin bir iş adamının bahçesinde, yan yana dikilen iki limon ağacı vardı. Mayıs ayı sonlarında açan limon çiçekleri, bütün bahçenin havasını bir anda değiştirir ve apartmanlara hapsedilmiş insanlara baharın geldiğini müjdelerdi. Ancak limon ağaçlarından biri, diğerinden cılız ve şekilsizdi. Bu yüzden büyük ağaç her fırsatta onu küçümser ve tepeden bakardı. Ev sahibi de küçük boylu limon ağacından ümit kesmiş görünüyordu. Ona göre ağaç, bu gidişle kuruyup ölecekti. Bu yüzden de onu fazla sulamaz ve bakımını yapmayı pek istemezdi.

Günün birinde esen sert bir poyraz, karlı dağların yamaçlarındaki bir grup çiçek tohumunu iş adamının bahçesine uçurdu. Fakat bahçenin her tarafı parsellenmiş, sadece limon ağaçlarının altında yer kalmıştı. Bir an önce filizlenmek zorunda olan tohumlar, limon ağaçlarının yanına gelerek onların altında yeşermek için izin istedi.
Okumaya devam et “Masallar – Limon Ağacı”

Masallar – Neşe Doktoru

Eğitici, öğretici, sevgi ve mutluluk dolu masallar serimize devam ediyoruz. İşte hafta sonu çocuğunuza anlatabileceğiniz harika bir masal daha buldum sizler için.

Sevgiler

idilob

Neşe Doktoru

   Şehrin birinde akıllı, çalışkan bir Bey varmış. Bu Bey ileri görüşlü, yenilikler yapmayı seven biriymiş. Her sabah kalktığında bugün, dünden farklı, iyi bir şey yapabilir miyim diye düşünürmüş.

Okumaya devam et “Masallar – Neşe Doktoru”

Kıvırcık Saçlı Kız ve İyilik Masalı

Evvel zaman içinde
Kalbur saman içinde
Develer top oynarken
Eski hamam içinde
Horozlar tellal iken
Pireler hamal iken
Ben anamın beşiğini
Tıngır mıngır sallar iken
Anam düştü beşikten
Babam düştü eşikten
Biri kaptı maşayı
Dolandım dört köşeyi

Ülkenin birinde bir köy varmış. Köyün çıkışında yıkılmak üzere olan çok eski bir ev varmış. Evde küçük bir kız çocuğu ile ihtiyar annesi yaşamaktaymış. Küçük kızın simsiyah, upuzun, kıpkıvırcık belini döven saçları varmış. Yaşadığı köyde herkes ona kıvırcık saçlı kız diyormuş. Kıvırcık saçlı kız akranlarıyla oynayacağı yerde, sabahları güneş doğmadan annesiyle birlikte uyanır kuru iki lokma ekmek ısırır ve ana kız yemyeşil ağaçlarla kaplı ormana gitmek için uzunca bir yolu yürümeye başlarlarmış.

Kıvırcık saçlı kız, ormana gittiğinde çok mutlu olurmuş. Annesi odun toplarken o, kuşların cıvıltılarını dinler, renk renk çiçeklerin her birinin kokusunu derince içine çekermiş. Böcekleri kovalayıp, çiçeklerle dertleşen kıvırcık saçlı kız, akşam olduğunda sırtına birkaç parça odun yükler yola koyulurmuş.

Babasını küçük yaşta kaybeden kıvırcık saçlı kız, annesine çok düşkünmüş. Gece oldu mu duvardaki gaz lambasını söndürüp annesinin yanına sokuluverir orda uyuyakalırmış. Yeni bir gün daha güneşin ışıltısıyla aydınlanıvermiş.
Okumaya devam et “Kıvırcık Saçlı Kız ve İyilik Masalı”

Çivi Çıkar İzi Kalır Masalı

Merhaba,

bu haftaki masalımız da yine Nehir’in önerisi. Umarım beğenirsiniz.

Sevgiler

idilob

Çivi Çıkar İzi Kalır

Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. “Arkadaşlarınla tartışıp, kavga ettiğin her zaman bu tahtaya bir çivi çak” demiş. Genç, ilk gün tahtaya 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendini kontrol etmeye çalışmış ve geçen her gün daha az çivi çakmış.

Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahtanın önüne götürmüş. Gence “Bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahtadan bir çivi çıkar sök” demiş.
Okumaya devam et “Çivi Çıkar İzi Kalır Masalı”

Masallar, Başarmak ve Yankı

BAŞARMAK

Bir zamanlar hayvanlar âleminin sevimli yaratıklarından kurbağalar, kendi aralarında bir yarışma düzenlemişler. Hedefin yüksek bir tepeye çıkmak olduğu bu yarışmaya kalabalık bir kurbağa sürüsü de seyirci olarak katılmışlar. Seyircilerden hiçbir kurbağa, yarışçıların bu yüksek tepeye çıkabilmesine ihtimal vermediği gibi “Zavallı arkadaşlarımız, asla başaramayacaksınız, vazgeçin bu sevdadan!”diye tezahüratta bulunuyorlarmış.
Okumaya devam et “Masallar, Başarmak ve Yankı”