Reklam VerBurada rekalamım görünsün istiyorum.

Minimalist Yaşamın Yansımaları

Minimalist Yaşamın Yansımaları

Karmaşanın değil sadeliğin ve huzurun hakim olduğu bir yaşama ne dersiniz?

Kablolar, kalabalıklar ve dağınıklıklar arasında kaybolmayı unutun…

Sadeliğin gücü temelinde kendinize yepyeni bir yaşam kurun!

1960’lı yıllarda sanat akımı olarak ortaya çıkan minimalizm tüm bunları ve çok daha fazlasını bizlere sunuyor. Üstelik yalnızca bir alanda da değil… Müzikten dekorasyona, modadan sanata kadar her alanda kendini açıkça ifade etmenin önünü açıyor. Sadelik, basitlik demek değil. Yalınlık da yavan olmak anlamı taşımıyor. Minimalist anlayış evinizdeki, ruhunuzdaki, ailenizdeki, kısacası yaşamınızdaki yükleri kaldırıp çöpe atıyor. Yerine çiçek bahçesi gibi kokan bir ferahlık ve iyileşme gücü kalıyor.

Ruhunuza giden yoldaki engelleri kaldırma sanatı…

Minimalist yaşama geçmek için, yaşamdaki detayları yaşamın merkezi hâline getirmemek şart. Fazla kılık kıyafete sahip olmak, uzun uzun gardırop önünde karar verme sürecinden başka bir şeye yaramıyor. Üstelik bu karmaşa, mevsim geçişlerinde kıyafetlerin kaldırılma sürecinde de yorgunluğa yorgunluk ekliyor. Aynı şey sosyal medya için de geçerli. Tüm online mecralarda bir hesabınızın olması, telefonunuza düşen yüzlerce bildirimden ibaret. Her yere yetişmek, her şeyi bilmek ve hiçbir şeyden geri kalmamak gibi kaygılar ise uzun vadede kişiyi anksiyeteye sürüklüyor.

Kısa listeler, geniş alanlar, ferah mekanlar…

Minimalist olmak sanıldığı kadar zor değil. Gereksiz zaman harcamamak, sadelikten yana olmak, kısa düşünüp kısa konuşmak yeterli. Böylece stres azalıyor, yaşam kalitesi ise önemli ölçüde artıyor. Daha ne olsun? Üstelik “Önemli olan hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır.” diyen Platon epey haklı…

Yeni trend olan minimalist yaşam, ev ve aile yaşamına da yepyeni bir esinti taşıyor. Mekanların ve düşüncelerin ferahlaması, aile ilişkilerinin gelişim sürecine direkt etki ediyor. Sosyal medya yerine çocuklarınızla vakit geçirmeye ne dersiniz? Ne giyeceğinizi uzun uzun düşünmek yerine bahçede barbekü keyfi yapmak güzel olmaz mı? Belki de rahatlayan sms kutunuz ve e-postanız sayesinde uzun kumsal yürüyüşlerine çıkarsınız…

Her yere yetişmek zorunda değilsiniz!

Minimalist yaşama geçiş yaptığınızda, bunun yansımalarını zihninizin her köşesinde görmek mümkün oluyor. Mükemmel insan kalıbına uymak zorunda değilsiniz. İhtiyaçlarınızı belirleyin ve detayları filtreleyin. Bazen yardım almak için kendinize izin verin. İdeal olmak, kurallara uymak ya da tamamen çerçevedeki resim olmak zorunda değilsiniz.

Minimalist yaşam, fotoğrafı çerçeveden çıkarıp özgürlüğe kavuşturuyor?

Peki siz özgür olmaya ne dersiniz?

Sevgiler…

5 Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

E-posta Bildirimi Almak için Kayıt Olun

Abone Ol!