Başarı Hırsı ve Çocuklar

Başarı Hırsı ve Çocuklar

Küçüklükten beri bir şeyler öğrenmeye hep meraklı oldum.Annem beni sokağa çıkıp oyun oynamam konusunda ne zaman ikna etmeye çalışsa bir yolunu bulur evde kalırdım.Okul zamanı hiç dışarı çıkmayı sevmezdim.Ödevlerim ve sorumluluklarım benim ilk önceliklerimdi. Yaz tatilinde ise oyunun ve sokağın hakkını verirdim.
Karnem genelde çok güzel gelirdi.Bu konuda da en iyi notu alma takıntım vardı.Uzun yıllar kendi iç dünyamda bu mükemmeliyet algımla mücadele etmeye çalıştım. Halâ daha tam çözebilmiş sayılmam fakat ilerlemenin ve başarılı hissetme duygusunun gayret etmekle ve kendini tanımaya çalışmakla yakından alakalı olduğunu tecrübe ederek öğrendim.:))

Bu hafta sonu koca bir eğitim yılı bitti ve kızım Berilin de tıpkı benim çocukluğumdaki gibi oyunun ve sokağın hakkını vereceği bir tatile başladık.Dün Beril karnesini almasına rağmen eve suratı asık bir şekilde geldi.Ne olduğunu sorduğumda ortalamasının düşük kaldığını bu yüzden mutsuz olduğunu söyledi.Oysa ki takdir almıştı.Karneyi elime aldım ve bir de baktım ki not ortalaması 99,4! Sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim.Hemen tebrik ettim ve niye böyle düşündüğünü harika bir karne olduğunu söyledim.O da bana birçok arkadaşının 100 ortalama aldığını o yüzden mutsuz olduğunu belirtti.Ben de bütün yıl nasıl çalışıp korktuğu matematikten bile 100 aldığını ve kişilere değil kendine odaklanması gerektiğini elimden geldiğince anlattım. Sarıldım ve kızımla gurur duyduğumu söyledim.

Bu yaşadığım olayı paylaşmak istedim ki maalesef çocuklarımızı yetiştirirken bazı şeyleri atlayabiliyoruz. Onları motive edelim derken istemeden yada farkında olmadan hırsın mutsuzluk getirecek yüzüyle karşılaştırabiliyoruz.Ben yıllarca bunu bizzat yaşamış bir kişi olarak kızımın böyle bir hisle büyümesini istemiyorum.

Sorumluluklarını yapsın fakat en iyi olma çabası içinde olmasın.Bu çok yorucu ve gereksiz.Herkes kendi olma yolunda ilerlesin.Bu durumda bizim tek yapmamız gereken şey koşulsuz her haliyle evlatlarımızı sevdiğimizi onlara hissettirmek ve sadece kendi yollarını takip etmeleri gerektiğini söylemek.Bunu duymak üzerlerindeki baskıyı mutlaka kaldıracaktır.Mutlu olan çocuk da ne olursa olsun üretir ve başarır.

Başarı üzerinde çok durulması gereken bir konu.Hırslı olmak da öyle…
Dengede olmadığı zaman ise bu iki kavram insanı çok mutsuz edebilir.Yaşamdaki her şey gibi azı karar çoğu zarar diyerek harika bir yaz tatili diliyorum tüm çocuklara..Diledikleri kadar oynadıkları çok mutlu geçirecekleri bir yaz olsun …

Sevgiyle,

Nur Üçgün

SEVGİYE UYANIŞ…

SEVGİYE UYANIŞ…

Bugün günlerden cuma! Hissettiğim güzellikleri yazmak,yaşama geçirmek ve mühürlemek için bu satırları kaleme alıyorum.

Bugün gökte yeniay var.Yeni ay benim için yepyeni bir dönemin başlangıcı oldu.Yeni bir çevre,yeni bir ev,yeni eşyalar,yeni çiçekler,yeni bahçeler ve yeni insanlar… Bugüne kadar yaşamıma eşlik etmiş tüm insanlara ve canlılara teşekkür ediyorum.Değerlerimi ve eksikliklerimi tanımama ve daha iyi bir insan olmak için çabalamama katkıda bulundukları için.

Kafamda bir dolu gerçekleştirmek istediklerim,hayallerim var.Umarım hayalini kurduğum her hedef olmam gereken yolda bir basamak olur.Yaşamımda temasta olduğum kişilerin de olması gereken yolda doğru şekilde katkıda bulunabilirim.

Bizler bağımsız gibi görünsek de evimizin içinde kamp kurmuş karıncalara olan davranışlarımızdan bile sorumlu olacak kadar birbirine bağlı canlılarız.Her daim farkında olarak yaşamak en büyük uyanıştır aslında…

Okumaya devam et “SEVGİYE UYANIŞ…”

Ekinoks Bugün 21 Mart!

Ekinoks Bugün 21 mart!
Cemreler düştü havalar yavaş yavaş ısınmaya başladı. Çimenler yeşillenmeye ağaçlar tomurcuklanmaya hazırlandı. Her kurumuş dalın yanında minicik de olsa renkli renkli çiçekler herşeye rağmen kendini göstermekte çaba sarfediyor bakıp da görmeyenler için. Uzuuun kış geceleri baharın hakkına düşen payını bugün eşitliyor. Işığın adaleti her zaman olduğu gibi bugün de tam eşit noktada yani Ekinoks.
Bugün farkettim. Ekinoks kavramı en çok da 23 Eylül de dikkatimi çekmiş hep. Kısalan günlerin farkına varmak için sanki. Niye aydınlığın azalacağına odaklanır ki insan? Bugün aydınlığın ışığın ve adaletin çoğalacağına inanarak ve niyet ederek başladım güne. Hayatın her alanında ve bakış açılarımızda öyle çok ihtiyaç duyuyoruz ki bu değerlere hem de her zamankinden daha fazla. İçsel bir farkındalık ile bunu hissetmenin bile yaşamlarımızda iyiye ve güzel olana domino etkisi yaratacağına inanırım ben.Defalarca bunun mucizesine tanıklık ettim çünkü!
Bugün Işığın adaleti bir kez daha kendini gösteriyor.
baharın müjdecileri, renkler, ışık dolsun içimize
Güzel günler geldi,aydınlığın arttığı ışığın tam adaletiyle yansıdığı bir gündeyiz…Siz de kendi yaşamınızda neyin artmasını ve çoğalmasını isterseniz ona niyet edin bugün. Evrenle birlikte hareket edip tüm güzellikleri iyilikleri sevgi ve ışığı yayalım hep birlikte.
Sevgilerimle
Nur Üçgün

Dokunduğu Yere Güzellik Katan Varlık, KADIN!

Dokunduğu Yere Güzellik Katan Varlık, KADIN!

Bugün Yaradanın üretmeye çoğaltmaya dokunduğu yere güzellik katmasına vesile kıldığı kadınların hatırlanması için güzel bir gün..Yeterli mi elbette değil.

Ülkemizdeki kadınlarımızın ne zorluklarla mücadele ettiği gerçeğinini de gözönünde bulundurduğumuzda daha katedecek çok yolumuz olduğu çok açık…Toplumun acı çeken ve çaresiz görünen kadınlarına bakıldığında temel problemin eğitim olduğu net bir şekilde görülür.

Dünya eğer daha güzel bir hale gelecekse bunu düzeltmek yine biz kadınlara düşüyor.Yaşamımızda olmasını istediğimiz şeyleri kendimizin yapması gerekiyorsa dünyayı güzelleştirmek için yine bu değişimi kendimizden başkası gerçekleştiremez.Bir kadının değerini ancak bir kadının kendine olan bakışı ortaya koyar.Kendine olan inancı tam olan bir birey hayatta her zaman doğru olanı yaşar ve yaşatır.

Burada bizlere düşen en büyük görev kızlarımızı en güzel şekilde okutmak, hayata hazırlamak ve çağdaş bir kadın olarak yaşamını özgür iradesiyle yaşayacağı bir gelecek sunmaktır.

Kız Çocuklarımızın Değerini Bilmeliyiz.
Kız Çocukları Yuvamızın Bereketidir

Ataerkil toplumlar ve anaerkil toplumların günümüzde karşılaştırırsak eğer anaerkil bir yapıya sahip asya ülkelerinin başarılarının da tesadüf olmadığı çok basit bir tespitle bile anlaşılabilir.

Mevsim bahar!Yağmurlar bile tohuma çiçek açmasına destek olmak için doğa anaya yardım ediyorsa yaşamın kendisinde verimli bir toprak olan analarımıza kadınlarımıza bizler neden çiçek açtırmayalım…

Sevgilerimle

Nur Üçgün

Küçük Simyacı

Küçük Simyacı

Henüz 12 yaşında ama dünyada best seller olmuş kişisel gelişim kitaplarına taş çıkartıyor. Karanlık odasına girdiğinde yerde duran çantasını, bir insan sanarak korktuktan sonra, korkusunu yazıya döküp, dönüştüren Beril Üçgün’ün biz büyüklere ders verir nitelikteki bu yazısını okumaya hazır mısınız?

Hayal gücümüzü ve içimizdeki oyun oynayan çocuğu hiç kaybetmememiz dileğiyle; Hadi o zaman…

Beril’in kaleminden dökülenler;

Korkular ya da duygular herkes için aynı mıdır? Mesela boş bir oda, yetişkinler için bomboş sıradan bir ortamdır. Fikirlerin olmadığı, duyguların olmadığı, hayallerin olmadığı bir odadır. Bakış açıları dar, düz ve mantıklıdır.  Kendilerine hep sınır koyarlar. Belki de bu yüzden bu kadar sıkıcılar çünkü HAYAL ETMİYORLAR!

Her günleri aynı. Kalk, kahvaltı et, işe git, çalış, eve gel, yemek ye, yat, kalk, kahvaltı et, işe git , çalış…. Her günleri böyle! Hayal etmiyorlar, oyun oynamıyorlar, resim çizmiyorlar.

Okumaya devam et “Küçük Simyacı”