Renkli Smoothie Tarifleri

Renkli Smoothie Tarifleri

Merhaba,

Çocuklarımız bazen meyve tüketmeyi ihmal edebiliyor ama üzülmeyin bunun da çaresi var.Çocuklar yemek yemeyi sevmese de renkli şeyler içmeyi sevmeyen çocuk yok gibi bir şey. İşte bu yüzden smoothie’lere bayılıyorum. Fırsatım oldukça ben de içmeye çalışıyorum. Hatta buradan bana harika meyve karışımları yapan Ayşe Seyis Hızlı‘ya da kocaman bir öpücük gönderiyorum.

İlk olarak karpuzlu bir içecek hazırlıyoruz çünkü Nehir’in çocuk doktoru Sevgili Mürüvet Hanım karpuzun doğal bir ateş düşürücü olduğunu söylemişti ve yazın ateşi çıktığında bol bol karpuz yedirmemizi, suyunu içirmemizi önermişti.

Bu arada dondurmadan da yavaş yendiği ve üzerine ılık bir su içildiği takdirde korkmamak gerektiğini düşünüyorum.

Evet hem çocuklarımız hem de sağlıklı ve organik yaşam ile ilgili bilincin gittikçe yükseldiği günümüzde bizler için lezzetli tarifler birer birer geliyor.

Seviyorum Sizi

İdilob

Karpuzlu Smoothie

Malzemeler:

1 büyük dilim karpuz
3-4 top vanilyalı dondurma
10 küp buz
Tüm malzemeleri blenderda karıştırın ve servis edin. Sıcak günlerde bu serin lezzetin tadını çıkarın.
Okumaya devam et “Renkli Smoothie Tarifleri”

Anne Olmaktan Keyif Almak İçin 8 Sebep

Anne Olmaktan Keyif Almak İçin 8 Sebep

Günaydınnn;

Bu sabah, bir süredir kendime alışkanlık haline getirdiğim gibi şükür egzersizlerimi yaparak kalktım yataktan. Gerçi nedendir bilmiyorum, bu aralar sabahları uyanmakta zorlanıyorum. Sanırım psikolojik olarak ben de tatil moduna girdim 🙂 Sonra hayatımda sahip olduğum tüm güzellikler için, Nehir’in annesi olduğum için şükrederken, bugün “Anne Olmaktan Keyif Almak İçin 8 Sebep” sıralamaya karar verdim ve başladım saymaya. Gerçi bunu 8 maddeyle sınırlamak pek doğru değil çünkü anne olmak anlatılmaz, yaşanır bir hal. Hadi bakalım ben sıralamaya başlıyorum. Bunlar benim maddelerim, siz de anne olmaktan keyif almak için kendi sebeplerinizi yazmaya başlayın.
Okumaya devam et “Anne Olmaktan Keyif Almak İçin 8 Sebep”

Anneler de Mola İstiyor

Anneler de Mola İstiyor

Hayatımızın odak noktasına koyduğumuz çocuklarımız!

Elbette ki tüm ilgimizi, şefkatimizi, zamanımızı hakediyorlar. Ancak farkettim ki ebeveyn olunduğunda kendine ait zamanı kesintisiz değerlendirebilmek bir hayli zor. Hatta imkansıza yakın gibi.

Doğdukları andan itibaren her ihtiyaç duyduklarında bizi yanlarında bulduklarından, biraz büyüyüp kendi kendilerini idare edebilir hale geldiklerinde bile bu durumdan fazlasıyla yararlanıyor çocuklar. Çünkü en başından beri onların en küçük problemini çözmekle kendimizi yükümlü hissedip onları da bu şekilde yetiştiriyoruz.

Bu yanlış mı?

Belki de değil.

Psikolojik gelişimlerinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması için her çocuk anne – baba güvenine ihtiyaç duyuyor. Dilerim ki hiç bir çocuk da bundan mahrum kalmasın. Ancak benim takıldığım konu bu durumun suistimal edilme ihtimali.

Eminim ki hemen hemen hepimizin başına geliyordur. “Anneeee! Geeeellll!” kelimeleri hayatımızdan hiç eksik olmuyor 🙂

Tam işimizi bitirip bir soluklanalım dediğimiz anda, münasebetsiz bir biçimde 🙂 “yanıma gelir misiin?”, ya da filmin en heyecanlı yerinde “sana bişey söyleyeceğim, çok önemli!” gibi talepleri olur. O çok önemli mesele de genellikle saçım nasıl olmuş, kalemim kırılmış, silgim kopmuş ya da yarın bu çoraplarımı giyebilir miyim… gibi gibi hayat memat meseleleri. 😀 Çocuklar hep münasebetsiz zamanlarda eften püften şeyler mi ister? 🙂

Sanıyorum ki insan ebeveyn olduğunda artık nefes alıp vermekten başka, yaptığı hiç bir şey kendisi için olmuyor. İşe gidip çalışmak, eve gelip yemek hazırlamak, ödevlere yardım etmek, çocuğuna iyi bir alt yapı ve gelecek oluşturmak için tüm çabamız. Ama yine de bu durumdan şikayeçi miyiz?

Asla!

Sadece zaman zaman mola hakkımız olsun mesela 🙂 Kendimize ayırdığımız keyifli vakitlerimiz kesintisiz sürsün. “kendinize kocaman bir aferin diyin” http://www.idilob.com/kendimize-kocaman-bir-aferin-diyelim/yazımda da anlattığım gibi buna en çok da onlar için ihtiyacımız var çünkü.

Unutmayalım ki biz iyiysek iyi, mutluysak mutlu çocuklar yetiştirebiliriz. 😉

O yüzden pozitif düşünmekten ve kendimize -gerçek anlamda- vakit ayırmaktan hiç vazgeçmeyel…

…..

Geliyoruuuuuummmm!!!!! Iıhhhhh L

…..

idilob

Çocuklu Tatil

Çocuklu Tatil

Sizce çocuklarla çıkılan tatil bir dinlenme mi yoksa iki katı yorgunluk mu? 🙂

Çocuklarla vakit geçirmek harika. Fakat enerji seviyelerimiz bir değil ki!!! Biz de pil biterken onlar hala full battery. Eeee çocuk istiyor. Havuza girmek istiyor, parka gitmek istiyor, dans etmek istiyor, denizde yüzmek istiyor, deniz yatağı ile saatlerce oynamak istiyor. İstiyor da istiyor. Seyrederken bile insanı yoruyor.

Bir de benim en sinir olduğum, en münasebetsiz zamanlarda gelen tuvalet!!! Tam güneşlenecek bir yer bulursun, yağlarını sürünürsün, şezlonguna yerleşirsin; “Annneeeeee, çişim geldi!!!” Hatta iki çocuğu olanları seyrediyorum da onların durumu daha vahim. Birini getiriyor, birini götürüyor. Sürekli bir trafik var. Ben Nehir’e öğretmiştim; “Çiş geldi mi babaya söyleyeceksin, annecim.” Peki işe yaradı mı? Hayır ama olsun 🙂 şansımı denedim.
Okumaya devam et “Çocuklu Tatil”

Tatil Oyunmuş! Tatil Özgürlükmüş!

Tatil Oyunmuş! Tatil Özgürlükmüş!

Hayat zaten bir oyun. Lütfen çocuklarımızı rahat ve özgür bırakalım. Bırakalım dağ, tepe, bahçe koşsunlar, zıplasınlar, terlesinler,kirlensinler, oyun oynasınlar. Kumlardan kaleler, çamurdan koltuklar, televizyonlar yapsınlar, ip atlasınlar, sek sek oynasınlar, beş taş oynasınlar, misket oynasınlar… Yaratıcılık için, hayattan tat almak için bunlar gerekli. Eğer çocuğumuzun problem çözme yeteneğinin gelişmesini istiyorsak, bırakalım biraz da sokak çocuğu olsun, oyun çocuğu olsun. Aman bu idilob da yine neler yazmış böyle diyorsanız. Alın size Pedagog Seçil ÖZCAN’ın yazısı… Ben kanıtlarla konuşuyorum 🙂 İşin ehli de aynı benim gibi düşünüyor. Eee hadi onun yazısını da okuyalım öyleyse..

Anneeeee Beş Dakika Dahaaaaa!!!!

Evet! Tatilde, özgürlük ve oyun için, kuralları yıkmaya çalışan bu sese kulak verin!

Evet! Çocuklarımız karnelerini aldılar. Birçok aile, çocuklarının yerine, onların tatillerini planlamaya başladılar bile. Öyle değil mi?
Okumaya devam et “Tatil Oyunmuş! Tatil Özgürlükmüş!”