Veeee Okul Başlarrr…

Veee Okul Başlar

Ben anlayamadım, hemen bayramdan sonra geldiği için midir? nedir? Bu sene okul havasına girmekte biraz zorlandık. Sanki okul çok hızlı açıldı 🙂

Şimdi Nehir’in dün akşamdan beri okula gitmemek için can çekişmesini size anlatayım. Şunu da ekliyorum tüm bunlar evden çıkana kadar. Evden çıkıp da okula vardı mı ohhhh arkadaşları ile değmeyin keyfine… Ama evden çıkana kadar ki fasıl tam bir eziyet.

Akşam biraz erken yattık. Malum en erken 11’de uyanmaya alıştı küçük hanım. Sohbetimiz sırasında söyledikleri;

* okula gitmek istemiyorum. Okulun özgürlüğümü elimden aldığını düşünüyorum. Ben özgür olmak istiyorum.
* Bu sene tenefüslerde hep kütüphaneye gideceğim çünkü sbs var. Hazırlanmam gerek. Çoooookkk önemli.
* okula gitmesem olmaz mı anne?
* Ayyyy aslında yarın için biraz heyecanlıyım. Yarın sarılma rekoru kırılacak. Tüm arkadaşlarımla öyle bir sarılacağız ki çünkü onları çok özledim.
* Immmm Türkçe öğretmenimin kim olacağını çok merak ediyorum.
* Üfff okulu hiç sevmiyorum.
* Bu sene hafta sonu etütlerinde İngilizceyi seçmeyeceğim. Matematiği filan seçmeyi düşünüyorum.
* Okula gitmesem olmaz mı? Çok yoruldum. Kaç yıldır gidiyorum.

Yahu siz anlayabildiniz mi? Bu çocuk okulu seviyor mu? sevmiyor mu?

Kafası karışık çocuğumun 🙂 sevdiği yönler var, zorlandığı yönler var… Ama benim kesinlikle anladığım bir şey varsa o da; okul hayatımızı disipline ediyor. Daha düzenli yaşamaya başlıyoruz, orası kesin. Bana sorarsanız Nehir gibi özgür ruhlu, kuralsız olmak isteyen, başına buyruk çocuklar işte bu yüzden zorlanıyor. Disipline olmak istemiyorlar. Çocuğumuzun okul hayatını daha rahat geçirebilmesi için belki daha kuralcı mı olmak gerekiyor? Bence evet.

Bakalım bu eğitim-öğretim yılında bizi ne maceralar bekliyor. Yaşayalım ve görelim..

2016-2017 eğitim ve öğretim yılının tüm çocuklarımıza ve öğretmenlerimize hayırlı, uğurlu olmasını dilerim. Herkese başarılar!!!

SEVGİLER

idilob

Not: Ayrıca daha ilk günden servise geç kaldık. O koşuşturmaca arasında su mataramız servis aracının altında kaldı 🙁

Okulların Ayak Sesleri Duyulmaya Başladı…

Merhaba,

Okulların açılmasına az kaldı. Beni de yavaş yavaş bir endişe almaya başlıyor. Sanki dıdım! dıdım! dıdım! okulun ayak seslerini ensemde hissetmeye başladım 🙂
Nehir Hanım’ın her gece 24:00’da televizyonda ” Art Attack” diye bir programı var. Onu seyretmeden uyumuyor. Yani uyuması 01:00 veya daha geç oluyor. Ehhhh sabahları da 11:00 den önce uyanmıyor. Tabii bunlar hiç örnek davranışlar değil 🙁 🙂 ama ne demiştik tatil oyunmuş, tatil özgürlükmüş. Ehh biz de özgür bıraktık böyle oldu. Bakalım nasıl düzene gireceğiz.
Okul zamanı bizim evimizde bildiğiniz gibi “Saat On, yatağa kon” kuralımız var. Tabii diş fırçala, kitap oku, biraz yatakta hikaye anlatalım filan derken her zaman olmuyor ama kural var mı var. Sabahları da saat 07:00 da saat çalmaya başlıyor ve yalvar, yakar uyanmamız 07:20 yi filan buluyor.Bebekken yüzünde gülücükler açarak uyanan Nehir Hanım şu sıralar sabahları hiç çekilmiyor. Bir öfke, bir sinir, bir afra, bir tafra. İnsan biraz bozuluyor. Sen aklına gelen en güzel kelimelerle, ” balım, kaymağım uykulardan mı uyanmış? Hadi bakalım günaydınnnn, günler aydıııınnnn” filan derken, bir anda “seni uyku hırsızı, hep uykumu çalıyorsun, bıktım , bıktım” filan diye bir cevap gelince, saçlar diken, diken olabiliyor…
Bir de anneannesiyle her sabah yaşadığı diyalog var. ” Kızım, bu çantanın içinde ne var böyle. Boşalt şu çantanı, sadece lazımlıları getir eve. Yazık değil mi sana. Küp gibi taşıyorsun bunları. Belin ağrır, sonra”
” Üff anneanne, onların hepsi bana lazım oluyor.”
Daha, Nehir’in bir kere test kitapları hariç, çantanın içindeki diğer kitapları çıkarıp da baktığını görmedik ya, hepsi nasıl lazım oluyor bilemiyoruz. Çocuğun ruhunda hamallık var. Ya da o kadar üşengeç ki çantasını boşaltmaya üşeniyor da olabilir !!!
Bir de sabahları çiçek gibi okula gidip, ay çiçeği gibi açılıp, saçılıp dönüş var 🙂 Öğlen yemek menüsü tshirt’ün üzerinde 🙂 Üff kızım daha sabah tertemiz giydin vıdı vıdı vıdı vıdıvıdııı…

Neyse, bunların hepsi işin tuzu, biberi. Öğretmenlerimizi ve arkadaşlarımızı o kadar çok özledik ki… Burnumuzda tütüyorlar…

sevgiler

idilob

Okul Fobisi

Okul Fobisi ve Okul Reddi

Okul fobisi 1960’lardan beri tanı alan psikolojik bir problemdir. Aslında bu terim psikoloji dünyasında oldukça tartışmalı bir terim. Öyle ki, okul fobisi gibi bir olgunun olmadığını söyleyen uzmanlar da var. Onlara göre okula gitmek istememek psikolojik bir rahatsızlık değil, basit bir okulu asma olgusu. Ancak konu bu kadar basit değil, çocuğun bu isteksizliğini nasıl ifade ettiği ve yaşadığı çok önemli. Okulunu asan çocuk bunu bilinçli ve isteyerek yapar ve genellikle başka uyum sorunları da sergiler. Okul fobisinde ise çocuk kontrol edemediği düzeyde kaygı yaşar ve bu kaygıyı hiç başlatmamak için okul ve okulla ilgili şeylerden kaçınır. Aslında tipik olarak iyi huylu, uyumlu, genel olarak davranış problemi sergilemeyen çocuklardır ve çoğunlukla ilgili (bazen aşırı) ailelerden gelirler.
Okumaya devam et “Okul Fobisi”

Bugün de Sen Bana Yardım Eder misin?

Bugün sana bir sorum var? Bugün de sen bana yardım eder misin?

Nehir dün okulda sınıf nöbetçisiymiş. Öğle tatilinde,  yemekten sonra, kendine çikolata almak için aşağıya kantine inmiş. Bir arkadaşının söylemine göre son dakika sınıflarından bazı yabancı çocukları çıkarken görmüşler. Ders başladığında hepsi sınıflarına girmişler ve bir çoğu kalem kutularına koydukları paralarının kaybolmuş, çalınmış vs. olduğunu söyleyip, Nehir’i suçlamışlar.

Okumaya devam et “Bugün de Sen Bana Yardım Eder misin?”

Akıllı Telefon Almalı mı?

Merhaba,

Nehir’in rehberlik öğretmeni Aybike Hanım, okullarının internet sitesinde harika bir paylaşımda bulunmuş. Ben de sizlerle paylaşmak istedim. Şimdi tüm çocukların elinde birer akıllı telefon, hepsi telefonkolik durumdalar.

Çocuğuna yılbaşında  iphone hediye eden anne ve babanın, çocukları ile yaptıkları kontrat. Ben çok beğendim.

Sevgiler

İdilob

Sevgili Kızım / Oğlum,

İyi seneler! Artık gururlu bir iPhone sahibisin. 13 yaşında, iyi ve sorumluluk sahibi bir çocuksun ve bu hediyeyi hak ediyorsun. Ancak bu hediyeyi kabul etmekle birlikte bazı kuralları da kabul etmen gerekiyor. Umarım seni, hayatta ne yapacağını bilen, teknoloji tarafından yönetilen değil onunla bir arada yaşayabilen sağlıklı ve çok yönlü bir genç insan olarak yetiştirmenin benim görevim olduğunu anlıyorsundur.

Okumaya devam et “Akıllı Telefon Almalı mı?”