Denizyıldızı ve Ben

Denizyıldızı ve Ben

Bir okyanusun kıyısında öylece denizi seyrediyorum.Yine derin derin düşünürken sahile doğru reverans yapan bir dalga tam da ayak ucuma küçücük bir denizyıldızı bırakıverdi…Ayağımın kıyısından geçip dalganın,- eyvallah benden bu kadar! deyip gittiği bu yıldız minik çakılların üzerinde adeta kendini hissettirmeye çalışırcasına kollarını oynatıyor.Çiçekli elbisemin eteklerini ıslanmasın diye dizlerime kadar çektiğim için eğilip sadece seyretmeye koyuluyorum.Tam kollarını kaldırıp ayağa kalkmaya çalışırken pıt diye çakıl taşlarının üzerine düşüverdi.Sağ elimi uzatıp yardım etmeye çalıştım fakat nafile! kıpır kıpır hareket ederek kumlara doğru kıyıya çıktı.

Dikkatlice izledikten sonra gayretine hayran kalmış bir şekilde ,-merhaba dedim…Hiç oralı olmadı.Belli ki çok yorulmuştu .Çok üstünde durmadım.

Birkaç dakika sonra derin bir –ohhh! çekerek sırtını minik bir taşa dayayarak benimle birlikte denizi seyretmeye koyuldu.O da benim gibi esen rüzgarın ne demek istediğini duymaya çalışıyordu sanki.Soluk alıp vermesi normale dönünce şansımı tekrar denedim ve -hoşgeldiniz ! dedim.Bu ısrarcı ve güleryüzlü tavrım karşısında o da hafifçe tebessüm ederek –hoşbuldum! dedi.Yolculuk uzundu galiba biraz yorulmuşa benziyorsunuz deyince başladı anlatmaya…

-Aslında çok da uzun sayılmaz.Ben buralarda yaşıyorum.Bazı önemli zamanlarda sahile çıkıp denizde biriken iyilikleri suyun dışına çıkarıyorum.Biz deniz canlıları sizin gibi yeryüzünde yaşayan canlılara iyiliği hatırlatmak için varız.Güzelliğe ve iyiliğe dair hangi insan bir şey yaparsa gökteki yıldızlar denizdeki yıldızlara hemen haber verir.Ama bunun tam terside olursa göktaşları da denizin dibindeki keskin kayalıklara haber verir ve biliriz ki bu bizi ve tüm canlıları tehlikeye sokar.Çünkü; yapılan iyiliklerde kötülüklerde hem bizi hem de bizden sonra gelecek nesilleri etkiler.İşin en ilginç yanı ise şimdide saklı..Şimdi nasılsa, gelecek de öyle olur.Şimdi hep iyi olmak zorunda hem kendimiz hem herkes için.Bir söz vardır ne ekersen onu biçersin diye…İşte tam da benim tüm bu anlattıklarımı özetliyor aslında.

Minik denizyıldızını dinlerken kalakalmıştım.Kendi minikti ama anlattıkları tüm canlıların geleceği kadar büyüktü…Vay bee dedim içimden.Annemin iyilik yap denize at dediği meğer gerçekten doğruymuş.Üstelik bu iyilik sadece beni değil çocuklarımı bile kurtarırmış..Gerçekten büyüleyici bir an.Şimdi her an’ı ve herkesi etkiliyordu.İyilik şimdi ve tüm zamanlar için bir kurtarıcıydı aslında…

Tüm bunları düşünürken bir ses duydum ..-Anneeee ,anneeee uyan!Hemen toparlanıp etkisinde kaldığım rüyayı hatırladım.Yüzümde hafif bir tebessümle esen rüzgarı ve denizi selamladım.

Kızım ,- Bak ne buldum!Minik bir deniz yıldızı..Bunu saklayabilirmiyim anne?

-Elbette yavrum.Ama bir şartla! Ona baktığın hergün mutlaka bir iyilik yapmak koşuluyla..

-Tamam söz veriyorum..Oleeeey!

İçimde gelecek nesillere kadar ulaşacak olan iyiliğin huzuruyla evimizin yolunu tuttum…

İyiliğin huzuru hep sizinle olsun

Nur Üçgün

Kitap Önerisi – Selina’nın Yaz Tatili Macerası

Kitap Önerisi – Selina’nın Yaz Tatili Macerası

Ve Selina’nın Maceraları Tüm Hızıyla Devam Ediyor;

Selina’nın Okul Macerası’nın ardından Selina’nın Yaz Tatili Macerası da kitap raflarındaki yerini aldı. Bir annenin dünya klasiklerinde yer alan büyücülere, canavarlara ve kötü kalpli üvey annelere inat kendi masalını yazma girişimiyle başlayan Selina’nın Maceraları, ikinci kitabıyla yoluna devam ediyor. Çocuklar, anneler ve öğretmenler tarafından çok sevilen Selina bu gidişle Ayşegül serisinin en önemli rakibi olacak gibi görünüyor.

Selina’nın Maceralarının en önemli özelliği; içerisinde kötülük barındırmaması. Sevgiyle, iyi niyetle yaratılmış, doğru ve güzel mesajlar veren bir kitap olması. İçerisinde subliminal mesajlar, erotik objeler vs. yok. Kitap tamamen bir annenin kendi tecrübelerinden ve kızından esinlenerek yaratılmış, eğitici ve eğlenceli bir kitap.

Ayrıca kahramanımız Selina bir prens tarafından kurtarılmayı bekleyen yine kendi hem cinsi büyücü, cadı veya kötü kalpli üvey kardeş veya anne eziyeti gören bir prenses de değil. Tam da yaşının gerektirdiği hayatı yaşayan bir kız çocuk.

Selina’nın Maceraları 6-10 yaş grubu için uygun bir kitap olmakla birlikte hikayeler öyle güzel resimlendirilmiş ki…  3 yaşından itibaren tüm çocukların ilgisini çekiyor ve sıkılmadan zevkle hem dinliyor hem de resimlerine bakarak kendi hikayelerini yazıyorlar.

Ayrıca serinin bir başka özelliği de  Milli Eğitim Bakanlığınca tavsiye edilen kitaplar listesinde yer alması.

Selina’nın Okul Macerası ve Selina’nın Yaz Tatili Macerası tüm online kitapçılarda ve kitap dükkanlarında sizleri bekliyor.

Haaa unutmadan  haftasonuna özel www.dr.com.tr de kargo bedava fırsatını kaçırmayın derim….

İnternet Anneleri

INTERNET ANNELERİ

Sosyal medya yani sanal dünya hayatımıza girdiğinden beri her birimize bir mükemmellik geldi 🙂 En güzel fotoğrafları biz çekiyoruz, en güzel yerlerde yer bildirimlerini yapıyoruz, herkese ve her şeye duyarlıyız ve bu konuda sürekli duruma uygun postlar paylaşıyoruz. Bloggerlar en iyi modacı, en modern tasarımcı, en iyi anne… yani anlayacağınız her şeyi biliyor ve her konuda mükemmel olabiliyoruz.

Peki gerçekten de durum böyle mi? Yani bir konu hakkında görüş bildirmek için o konunun feriştahı olmak gerekir mi? En iyi anne benim, en güzel yemeği ben yaparım, sizinki de tatil mi canım, siz bir de benim seyahat hikayelerime bir göz atın da gözünüz tatil görsün! 🙂 Ben bunların doğruluğuna inanmıyorum, i na na mı yo rum!

Yani, tabi ki insanlar iyi oldukları konularda başkalarını da aydınlatmak, yol göstermek istiyorlar. Bunu çok başarılı şekillerde yapanlar da var. Benim dediğim herkesin böyle bir kalıptan çıkmış gibi olması gerekmediği. Neticede insanız ve eksikliklerimiz, yetersizliklerimiz, hatalarımız elbette var.

Kendi adıma konuşacak olursam; ben bloğumu açarken mottosunu neşeli aile bloğu olarak baştan belirlemiştim zaten. Bizim evin hallerinden, ergenliklerden, modadan, yemekten, müzikten… kısacası canımın istediği, yazmak istediğim, paylaşmak istediğim her konuda bir iki satır karalıyorum nacizane 🙂 Fikirlerimi, düşüncelerimi, bildiklerimi ya da öğrenmek istediklerimi siz canım takipçilerim ile paylaşmak bana huzur veriyor çünkü. Ve hiç bir zaman da mükemmel olma iddiasında bulunmuyorum. Kendi annem bile bana “sen yemek tarifi veriyorsun ama yemekleri ben yapıyorum, nasıl olacak?” diye sormaya başladığında farkettim bu durumu ve sizlerle de dertleşmek istedim ki bu konu hakkında görüşlerimi bilin, yarın öbür gün bana “evinde yemek yapmıyorsan, yemek tarifi de verme” diye gelmeyin diye. Hahahah 🙂

Şaka bir tarafa dediğim gibi, insanlarla bir şeyler paylaşmak için, onlara sesinizi duyurmak içn mükemmel olmak gerekmiyor. Hele de elimizin altında internet gibi eşsiz, derya deniz bir imkan varken… Ben istedim ve yaptım. Her gün bir kişi bile okusa yazdıklarımı, bu beni mutlu etmeye yetiyor da artıyor bile.. O yüzden hiç bir kalıba girmiyorum, samimiyet her şeyimizdir neticede 🙂

Sevgilerimle 🙂

idilob

Selina’nın Yaz Tatili Macerası İçin Geri Sayım Başladı!

Selina’nın Yaz Tatili Macerası İçin Geri Sayım Başladı!

Çok heyecanlıyım.Bir an önce kavuşmak istiyorum. Benim hayat dersim de sabır  üzerine herhalde 🙂

Artık son günler. Kitabın matbaadan çıkıp, elime ulaşmasına çok az kaldı. Yine içimde bir heyecan, karnımda uçuşan kelebekler. Bir yandan çocuklar beğenecek mi diye düşünüyorum, bir yandan çok mutluyum, gururluyum… Nasıl çocuğunuz doğduğunda aynı anda bir sürü duyguyu yaşarsınız, işte aynen öyle. Sevinç, sorumluluk hissi, heyecan, aşk, mutluluk… say, say bitmez..

Bir şey yarattım. Kızım benimle gurur duysun istedim. Bir gün ben bu dünyadan gidersem bile arkamdan yaşamaya devam edecek,  çocuklar için bir şey bırakmak istedim. Son dönemde çocuklar o kadar çok istismara uğruyordu ki onlar için iyi bir şeyler yapan insanlar da olduğunu bilsinler istedim. Elimden geldiğince kitabı ücretsiz olarak çocuklara ulaştırdım.

Diğer taraftan belki henüz çok satanlar listesinde olmayabilirim. Belki bir Şermin Çarkacı, İpek Ongun değilim ama ben de geliyoruuummmmm….. Çünkü çocuklar için sevgiyle, aşkla, iyi niyetle ve pozitif düşüncelerle yaratıldı. Umarım elden ele dolaşsın, tüm çocuklara ulaşsın!!! Maceraya devam.

Sevgiler

idilob

 

Anneler de Mola İstiyor

Anneler de Mola İstiyor

Hayatımızın odak noktasına koyduğumuz çocuklarımız!

Elbette ki tüm ilgimizi, şefkatimizi, zamanımızı hakediyorlar. Ancak farkettim ki ebeveyn olunduğunda kendine ait zamanı kesintisiz değerlendirebilmek bir hayli zor. Hatta imkansıza yakın gibi.

Doğdukları andan itibaren her ihtiyaç duyduklarında bizi yanlarında bulduklarından, biraz büyüyüp kendi kendilerini idare edebilir hale geldiklerinde bile bu durumdan fazlasıyla yararlanıyor çocuklar. Çünkü en başından beri onların en küçük problemini çözmekle kendimizi yükümlü hissedip onları da bu şekilde yetiştiriyoruz.

Bu yanlış mı?

Belki de değil.

Psikolojik gelişimlerinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması için her çocuk anne – baba güvenine ihtiyaç duyuyor. Dilerim ki hiç bir çocuk da bundan mahrum kalmasın. Ancak benim takıldığım konu bu durumun suistimal edilme ihtimali.

Eminim ki hemen hemen hepimizin başına geliyordur. “Anneeee! Geeeellll!” kelimeleri hayatımızdan hiç eksik olmuyor 🙂

Tam işimizi bitirip bir soluklanalım dediğimiz anda, münasebetsiz bir biçimde 🙂 “yanıma gelir misiin?”, ya da filmin en heyecanlı yerinde “sana bişey söyleyeceğim, çok önemli!” gibi talepleri olur. O çok önemli mesele de genellikle saçım nasıl olmuş, kalemim kırılmış, silgim kopmuş ya da yarın bu çoraplarımı giyebilir miyim… gibi gibi hayat memat meseleleri. 😀 Çocuklar hep münasebetsiz zamanlarda eften püften şeyler mi ister? 🙂

Sanıyorum ki insan ebeveyn olduğunda artık nefes alıp vermekten başka, yaptığı hiç bir şey kendisi için olmuyor. İşe gidip çalışmak, eve gelip yemek hazırlamak, ödevlere yardım etmek, çocuğuna iyi bir alt yapı ve gelecek oluşturmak için tüm çabamız. Ama yine de bu durumdan şikayeçi miyiz?

Asla!

Sadece zaman zaman mola hakkımız olsun mesela 🙂 Kendimize ayırdığımız keyifli vakitlerimiz kesintisiz sürsün. “kendinize kocaman bir aferin diyin” http://www.idilob.com/kendimize-kocaman-bir-aferin-diyelim/yazımda da anlattığım gibi buna en çok da onlar için ihtiyacımız var çünkü.

Unutmayalım ki biz iyiysek iyi, mutluysak mutlu çocuklar yetiştirebiliriz. 😉

O yüzden pozitif düşünmekten ve kendimize -gerçek anlamda- vakit ayırmaktan hiç vazgeçmeyel…

…..

Geliyoruuuuuummmm!!!!! Iıhhhhh L

…..

idilob