1 Yaş… Gözyaşları ve Doğam!!!

1 YAŞ…GÖZYAŞLARI VE DOĞA’M !!!

Anne anne diye seslenerek uyandı bu sabah.Başını kaldırmadan yatakta sadece gözleri açık kendince bana birşeyler anlattı.Sonrasında sevimli kablumba gibi başını kaldırdı sağa sola çevirdi sonra tekrar anne dedi yanına gittim beni görünce hemen gülümsedi.Yatma pozisyonundan kalkıp oturma pozisyonuna geçti bu sırada hala konuşuyor hala bana birşeyler anlatıyor o kadar sevimli ki aşı günümüz olduğundan geç gideceğim işe oleyyyy!!! Bundan faydalanıyoruz ikimizde tekrardan yatma pozisyonu alıyoruz,  yatakta öle sarmaş dolaş yatıyoruz. Ben onu güzelce kokluyorum, öpüyorum bugün ki programdan bahsediyorum ona. Aşıyı anlatıyorum biraz canının yanacağını ama aşının sağlığı için olduğundan bahsediyorum. Tabi dinleyen veya anlayan var mı ? tabiki hayır. Doğa’ma üzerinde  “Yavru Aslan” yazan eşofmanını giydirdim.(Babamız için Doğa’mın en güzel, en kaliteli giyeceği o.) Çıkmadan önce nefis mis kokulu Hatay kahvesinden içtik Dilarayla beraber 2 kez üst üste. Ben aslında gergin değilim sadece heyecanlıyım.

Okumaya devam et “1 Yaş… Gözyaşları ve Doğam!!!”

Mini Mini Minnacık Bir İnsan

MİNİ MİNİ MİNNACIK BİR İNSAN
Evde uzun zamandır yürüyen mini mini minnacık bir insan var.

Yürürken de sağında solunda olan her şeyi ama istisnasız her şeyi deviren biri,

Çekmeceleri açan içindekileri “tek tek” boşaltan sonra da onların üstene itinayla basan biri,

Benim çekmecelerimi “tek tek” hiç üşenmeden oturma odasına taşıyan biri, ( Allahtan babasına götürüyor)

Parfümleri, deodorantları, kremleri birkaç gün sonra bulabildiğimiz yerlere saklayan biri,

Mutfak dolaplarında ki yağları, süzgeçleri… vb salona taşıyan biri,

Resimlerimizi yırtan biri,

Tükenmez kalemle bej rengi göz nuru köşe takımımı acımadan defalarca hem de bastıra bastıra çizen biri,

Streç folyo, yağlı kâğıt ve alüminyum folyo ‘yu rulolarından çıkaran ve arap saçına çevirip ziyan eden biri,

En sevdiğim kahve fincan altlarını gözümün içine bak baka yere atan biri, ( ama kendi gözlerini sıkıca kapatıyor )

Televizyon kumandasının hangi tuş olduğunuz bir türlü çözemediğimiz tuşuna basıp televizyonu bozan biri,

PS3 Konsolunu sürekli açan biri hatta onu bozabilen biri,

Telefonlarımızı yere 1500 defa atan biri,

Laptop tuşlarına tüm gücüyle bastıran biri,

Masada ki meyveleri parça parça kopartıp yiyen ve koparttığı parçaları yere atan biri,

…..

“O” minik insan benim meleğim, aşk kızım “Doğa’m”

Doğa’ya sadece ve sadece “anneciğim ama ne yapıyorsun dediğimde hemen dudaklarını büzer, gözleri dolar ve içli içli ağlamaya başlar.

Evimizi talan eden mini mini minnacık insanımın asla laf işitmeye tahammülü yok…
Eyvah eyvah!!!

Doğanın Maması
Suat Özcan

Doğa’m Olmasaydı

Doğa’m olmasaydı…

Oyuncaklarla oynamayı bu denli özlediğimi hatırlamayacaktım,

Her akşam süt içmeyi yine ihmal edecektim,

Sağlıksız beslenmeye devam edecektim,

Yiyeceklerin en güzel, en taze yerlerini yine en sona saklayacaktım,

“Ben” merkezli yaşamaya devam edecektim,

Hafta sonları geç kalkacaktım, dolayısıyla miskin miskin bomboş geçirdiğim bir günüm daha olacaktı,

Anı yaşayıp, gelecek için hayırlısı diyecektim,

Kazandığımı harcamaya devam edecektim (kenara, kıyıya, köşeye attığım 3-5 kuruşum olmayacaktı.),

Allahıma; yanımda olduğunda ve olmadığında kızımı koruması için sürekli dua etmeyecektim,

Klima çalışırken buhar makinasını çalıştırmayı önemsemeyecektim,

Uyurken sessiz sessiz yanına gidip nefes aldığını kontrol edeceğimi tahmin etmezdim,

Hayatımda ki tüm dengelerin alt üst olacağını hiç düşünmezdim,

Anne diye seslendiğinde bu kadar gurur duyacağımı hayal bile etmezdim,

***
Doğa olmasaydı eğer ben “anne” olamazdım,

Ve ben Doğanın Maması olmazdım,

Aslında ben olmazdım…

Ben Doğa’mla varım….

Anneler Gününüz Kutlu Olsun.

Doğanın Maması
Suat ÖZCAN

Doğa Geldi, Hoş geldi

Eveeettt, Suat ve Doğa’nın maceralarında ikinci bölümdeyiz. Kaldığımız yerden devam ediyoruz. Sırada en çok sevdiği yemek “içli köfte” olan sıra dışı, tatlı mı tatlı, bilmiş mi bilmiş “Doğa” nın doğumu var. İlk bölümü okumayanlar veya yeni abonelerimiz için ufak bir hatırlatma, Suat’ın ilk yazısını Suat’ın kaleminden sekmesinden okuyabilirsiniz.

Sevgiler

İdilob

16/10/2009 09:25 “DOĞA GELDİ, HOŞ GELDİ….”

 Nihayet sabah 06:00 alarm çalıyor. Kayınvalidemler bizdeler, annemler 2.katta. Hazırlandım, eşyaları aldık ve odadan çıkmadan her zaman sihrine inandığım, beni hep rahatlatan duamı ettim.(merak edenlere ayrıca söylenir.) Arabada annemlerin gelmesini beklerken apartman kapısında onları gördüm, işte o zaman sevinçten gözlerim doldu, kalbim nasıl çarptı ve anneme bir sarılışım var sımsıkı hiç bırakmayacak gibi.

Okumaya devam et “Doğa Geldi, Hoş geldi”