Aç Bırakma Hırsız Olur, Çok Söyleme Yüzsüz Olur

Üstün Dökmen Hocamıza bayılıyorum. Yine  döktürmüş. Kullandığı dili de çok seviyorum, insana ders verirken, aynı zamanda gülümsetmeyi de başarıyor. Çalıştığım oteldeki konferanslara çoğu zaman konuşmacı olarak davet ediliyor. Canlı performansı çok daha keyifli. Belki www.idilob.com geliştikçe, benim için de sitede yazı yazar. Belli mi olur.:) Bakın ne güzel anlatmış yine; biz (ben, Murat ve annem) şu anda sanki biraz tren sesiyiz…

Motoru Gaz, Çocuğu Laf Boğar
Diyelim ki direksiyona geçtiniz, anahtarı çevirdiniz, motor çalışmadı.

Defalarca denemezsiniz; ya kaputu açıp bakarsınız ya da bir tamirci çağırırsınız; yani arabanın çalışmama nedenini araştırırsınız.

Eğer üst üste anahtarı çevirip gaza basarsanız, motoru gaz boğar. Bence benzer şekilde sürekli “Çalış oğlum, çalış kızım” veya “Dik dur evladım” dediğimiz zaman da çocuklarımızı laf boğuyor.

Bir reçete hastalığınızın belirtilerini gidermiyorsa, o reçeteyi yıllarca kullanmazsınız, değiştirirsiniz; en azından değiştirmeye çalışırsınız. Ancak çevremizdeki insanlara, çocuklarımıza, iş yerlerinde elemanlarımıza, pratikte işe yaramayan emirlerimizi, önerilerimizi, hayat boyunca tekrarlayıp duruyoruz. Acaba onlarla yüz göz mü oluyoruz?

Bir söz vardır, “Aç bırakma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur” denir. Acaba, özellikle evlerimizdeki çocuklarımıza sürekli “Onu yap, bunu yapma” diyerek onlarla yüz göz mü oluyoruz? Acaba, giderek işitilmeyen tren seslerine mi benziyoruz?

ÜSTÜN DÖKMEN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.