BİR BAYRAM YAZISI

BİR BAYRAM YAZISI

Bir gün dönümü yazısıyla tatile girmişti klavyeyle aramızdaki ilişkimiz…Koca bir yaz geçti aradan.Ve yine önemli bir gün olan arefe gününde bu yazıyı yazarken parmaklarımda hafiften bir karıncalanmayla beraber tatlı bir heyecan hissettim. Yazı yazmadan önce tıpkı disleksi hastalarının gözlerinde dolaşan harfler gibi benimde kafamın içinde kelimeler dolanıp duruyor.Neyin arefesi neyin kurbanı diye…

Çocukluğumun bayramlarında arife, benim için bayramlıklarımla uyuduğum,  bayramlar ise harçlık toplayıp kuzenlerimle olduğum mutlu günleri anlatırdı.Sanki o günleri şimdi hayal ettiğimde başka bir dünyada başka zamanlarda yaşanmış anılar gibi geliyor.Hele sizi bu dünyaya getiren anne bağınız artık yoksa, geçmiş zaman iyice silikleşmeye başlıyor zihninizde.Ama her şeye rağmen bunları düşündüğünüzde kalbinizdeki ince sızı hiç geçmiyor…

İnsanoğlu hep yaşadığı an’ı yaşayıp o an içindeki alacağı hazza odaklı yaşıyor.Ben uzunca bir zaman bu illüzyonu kendi yaşamımda yaşadım ve bunun doğru olduğunu savundum.Fakat evlat yetiştirme gibi büyük bir sorumluluk bana bahşedildikten sonra aslında bunun tamamen nefsimin beni kandırması olduğunu ve ruhumun bu şekilde bir arpa boyu ilerleyemeyeceğini anladım.Bakış açımı değiştirince gerçek arefe gerçek bayram nedir farkına vardım.

Bütün bunları anlamama yardımcı olan en önemli duygu sorumluluk bilinci ve sonsuz olana duyulan AŞK oldu…Tabi bir de teslimiyet duygusu var ama bu henüz benim hamlığımdaki bir yüreğin edeceği kelam değil..

Kurban bayramı deyince hep o dönemin bir değeri gibi algılanır.Ben iki ay on gün önce ramazan orucuyla başlayan bir süreç olduğunu çocuklarımı gelecek nesillere şimdiden hazırlarken anladım ..Çocuğuma yemek yedirirken ben aç kaldım, o an yemek yiyemedim nefsimi ve midemi terbiye edebildiğim için de sonrasında yemek bile istemedim.Ramazan oruçları esnasında insanlar en büyük zaafları olan yemek yemeyi kontrol altına alabildikleri için ruhlarında nefisleri susturup, terbiye etmeyi öğreniyorlar.Bununla beraber öfkelenmeyi bırakıp, sükunete nail oluyorlar.Kendileri dışındaki canların da ihtiyaçlarını gözetip, koruyup kollamayı öğreniyorlar.Yaşayarak ve hissederek yavaşça öğrenen insanoğlu nefsinde aşırı olan her şeyi Allah’ın huzurunda kestiğini gösteriyor.Asıl bayram işte o zaman oluyor.Kesilen kurbanlar haşa Allah’a hediye değil, Allah’a tüm bu nefis mertebelerindeki feda ettiğimiz kusurlarımız demek oluyor.Biz kusurlarımızı ancak ve ancak hizmet ederek törpüleyebiliriz. Ruhlarımız aç insanları doyurarak, fakirlere yardım ederek, her yaratılmış canlıya şefkat göstererek ve tüm yaptıklarımızı işe yarama hazzıyla değil yaratıcımıza layık kul olma bilinciyle yaparsak ancak o zaman gerçek anlamda bayramlarımızı yaşayabilir hale gelebiliriz.

Kusurlarımızı bir daha ne kendimize ne de başkalarına yaşatmayacak şekilde kurban ettiğimiz , tüm evrene karşı barış ,sevgi dolu hissettiğimiz ve hissettirdiğimiz bir bayramımız olsun inşallah…

Dualarınızda olmak dileğimle,

Sevgiler

Nur Üçgün

“BİR BAYRAM YAZISI” için 16 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.