Çocuklarda Gece Korkusu

Bazen zihnimiz bize korkutucu hayallerle şaka yapabiliyor.

Merhaba,

yazıyı madalyon psikiyatri kliniğinin blogundan aldım. Ben okudum, çok faydalı olduğunu düşündüm ve sizinle de paylaşmak istedim.

GECE KORKULARI
Gece korkuların var mı? Sen de hiç gece olmasa, hava hiç kararmasa diyenlerden misin? Odanda yalnız başına ve karanlıkta uyumak senin için çok mu güç? Gündüz hiçbir şey seni korkutmuyor ama karanlık çökmeye başlayınca korkmaya mı başlıyorsun? Annen ve baban artık büyüdüğünü yalnız başına uyuyabileceğini söylüyor ama onlar yanında olmadan uykuya geçemiyor musun? Ya da gece yarısı uyanıp kendini anne ve babanın yatağında mı buluyorsun? Korkulu rüyalar mı görüyorsun? En büyük korkun kabus görmek mi? O zaman bu yazıda işine yarayacak bazı bilgiler bulabilirsin.
Korku nedir? Neden karanlıktan korkarız? Neden rüya görürüz? Kabus görürsem ne yapmalıyım? Bu ve buna benzer sorular üzerinde biraz düşünmek ve beyin fırtınası yapmak istiyorsan bize katıl…

Korku Nedir, Ne İşe Yarar?
Korku öfke, kızgınlık, üzüntü ya da sevinç gibi bir duygudur. Büyük küçük her insan bu duyguları hisseder. Duygular yaşama aittir ve insan olmanın temelinde yatar. Hiç kimse bu duygularından dolayı utanmamalıdır.
Korku insanların sahip olduğu en temel duygulardan birisidir. Bizim kendimizi korumamız için ilk insanlardan bu yana genlerimizle bize geçmiştir. Nasıl mı? Korktuğumuz zaman neden kalbimizin daha hızlı atmaya başladığını ya da daha sık sık nefes aldığımızı hiç düşündün mü? Kalp bedenimize ve beynimize daha fazla kan pompalarken, akciğerlerimiz de daha fazla oksijen almamızı sağlar. Böylece tehlike karşısında beynimiz hızla düşünüp plan yaparken, bedenimiz de o durumdan kaçmamızı ya da kendimizi savunmamızı sağlamaya hazır hale gelir. Yani korku bizim kendimizi korumamızı sağlayan bir tepki olarak yaşamımızı destekler. Bir yandan da kişisel olgunlaşmamıza yardımcı olur. Yeni durumlara ya da bilinmeyene karşı hissettiğimiz korkuları her yenişimizde ileriye doğru büyük bir adım atmış oluruz.
Tabii ki korkunun insanı kısıtlayan ve engelleyen yanları da vardır. Örneğin karanlık korkusu olan bir çocuk evin koridorlarında rahatça dolaşamaz. Akşamları tuvalete yalnız gidemez. Anne ya da babasına bağımlı olur. Yalnız başına uyuyamayan birisi için başka bir evde kalmak ya da yaz kampı gibi etkinliklere katılmak zordur. Bunu bir de arkadaşlarınızın duyduğunu ve adınızın korkak tavuğa çıktığını düşünsenize!

Neden karanlıktan korkarız?
Karanlıkta her şey farklıdır. Kapının ardına asılmış bir pantolon ya da sallanan bir perde karanlıkta uyumaya çalışan bir çocuğa hayalet gibi görünebilir. Karanlıkta bizi korkutan şey belirsizlik ya da olduğundan başka şeylere benzeyen nesnelerdir. Işık açıldığı anda belirsizlik ortadan kalkar, korkular son bulur. Güzel bir gece lambası, tavana yapışmış parlak yıldızlar ya da yastığın altındaki bir el feneri yardımcı olabilir. Benim oğlum uyumadan önce odasını gözden geçiriyor ve gece karanlıkta onu korkutabilecek eşyaları ortadan kaldırıyor. Böylece bütün gece odasında yalnız başına uyuyabiliyor.
Karanlıkta duyulan sesler de korkutucu olabiliyor. Gündüz duymadığımız ya da duysak bile üzerinde durmadığımız her türlü ses gecenin sessizliğinde korkutucu olabiliyor. Lambanın çıt sesi, kaloriferin çıtırtısı, üst kattaki komşunun ayak sesi ya da sokaktaki köpeklerin havlamaları. Gece uyumaya çalışırken duyduğumuz bir ses karşısında kalbimiz hızla çarpmaya başladığında ilk yapılabilecek şey bu sesin neye ait olabileceğini düşünmektir. Tabii ki gerçekçi olanlardan başlayarak. Yani “Eyvah! Acaba evde ne dolaşıyor?” diye düşünmek yerine “Üst kattaki komşu yine tuvalete gidiyor.” diye düşünmek gibi. Belirsizlik bizi korkutur ama bildiğimiz şeylerden korkmayız.
Sen de “Karanlıktan Korkan Baykuş” öyküsünün kahramanı Şlop gibi karanlıktan korkuyorsan bu öyküyü okumanı öneririm. Şlop bir peçeli baykuş yavrusu, şişko ve tüylü, kocaman yuvarlak gözleri, yumuşacık, incecik tüyleri var. Her yönüyle kusursuz bir baykuş. Bir tek şey dışında…Şlop karanlıktan korkuyor. Bu sıcacık öykünün sonunda Şlop’un karanlık korkusunu nasıl yendiğini keşfedeceksin.

Neden rüya görürüz? Kabus görürsem ne yapmalıyım?

Rüyalar bizim gizemli hazinemiz, büyülü ülkemizdir. Rüyaların özel bir dili vardır. Gündüzleri gördüklerimizi, yaşadıklarımızı uykumuzda resim dilinde tekrar görürüz. Rüyalar gündüzleri zaman yokluğundan ya da üzerinde fazla düşünmek istemediğimizden yeterince inceleyemediğimiz bazı şeyleri bize tekrar gösterir. Bu bakımdan rüyalar bir anlamda bizim gelişmemize katkı sağlar.
Bizi duygusal olarak çok etkileyen, korkutan, heyecanlandıran olaylar, görüntüler ve sesler zihnimizde oldukça derinlerde saklanır, kolay kolay unutulmazlar ve gece uyurken kabus ya da korkulu düşler olarak tekrar karşımıza çıkarlar. Günlük yaşantınızda sizi korkutan bir şey yaşamamış olabilirsiniz. Ama bir de izlediğiniz filmleri, oynadığınız bilgisayar oyunlarını düşünün. Günümüzde en masum çizgi filmlerin bile içinde ani sesler ve bizi yerimizden hoplatan görüntüler yer alabiliyor. İnsanları korkutmayı hedefleyen korku filmlerinin bazı sahneleriyse insanların yıllarca rahat uyuyamamasına neden olabiliyor. Bana korkuları nedeniyle danışmaya gelmiş olan çocukların hepsi izledikleri bir film ya da oynadıkları oyunlardan sonra korkmaya başlamışlardı. Bu durumda korkulardan kurtulmak istiyorsanız alacağınız ilk önlem korku filmi izlememek, içinde dehşet, şiddet sahneleri içeren bilgisayar oyunlarını oynamamak olmalıdır.
Arkadaşlar arasında yapılan korku sohbetleri de gece korkularının önemli kaynaklarından birisidir. Üç dört çocuk bir araya geldiğinde birbirlerine korktukları şeylerden söz ederler. “Biliyor musun aslında cin diye bir şey varmış, benim bir arkadaşım görmüş”, “Bir belgeselde uzaylıları gördüm, yakında dünyaya geleceklermiş.” .Bu ve buna benzer sohbetlerle hiç aklınıza gelmeyecek konulardan haberdar olur ve korkmaya başlayabilirsiniz. Bu duyduklarınıza körü körüne inanmak yerine, onları doğru kaynaklardan araştırabilirsiniz. Bir büyüğünüzle konuşabilirsiniz. Ya da bu tür sohbetlerden uzak durabilirsiniz.
Peki diyelim ki kabus gördük o zaman ne yapmalıyız? Kabuslar insanı fazlaca korkutan, heyecanlandıran düşlerdir. Kabustan uyandığımızda kalbimiz hızla çarpar, su gibi terlemiş, heyecanlanmış oluruz. Bu durumla yalnız başına mücadele etmek yerine anne ve babanızdan yardım istemelisiniz. Güvendiğiniz bir büyüğün güvenli kolları ve sakinleştirici sesi sizi yatıştıracaktır. Acaba gördünüz kabusu anlatmalı mı anlatmamalı mı ne dersiniz? Bu sorunun yanıtına karar verebilmeniz için size rüyalarla ilgili bilimsel bir bilgi vereceğim. Rüya gördüğümüz anda uykudan uyanıyorsak gördüğümüz rüyayı daha iyi hatırlarız, bir de bu rüyayı o sırada birisine anlatırsak ya da uyanıp üzerinde düşünürsek o rüyayı bir daha hiç unutmayız. Gördüğünüz kabusu hatırlamak mı istersiniz unutmak mı? Unutmak istiyorsanız uyandığınız sırada anne babanıza kabusu anlatmayın. Tamamen farklı bir konuda konuşun ve sakinleştikten sonra yeniden uyuyun, bir daha aynı kabusu görmezsiniz.
Diyelim ki daha önce gördüğünüz bir korkulu rüyayı birisine anlattınız ve devamlı aynı rüyayı görüyorsunuz. O zaman da gündüz o rüyayı düşünün ve farklı bir son hayal edin. Yazmayı seviyorsanız buna ait bir öykü yazıp, mutlu sonla bitirebilirsiniz. Resimle aranız iyiyse rüyanın resmini yapıp sonra bunu küçük parçalara bölüp çöpe atmayı deneyebilirsiniz.
Buradaki öneriler gece korkularını yenmek için atılabilecek ilk adımlardır. Çoğu korku bu basit ama etkili adımlarla yenilebilir. Ama bazen de korkular profesyonel yardım almayı gerektirecek kadar yoğun olabilir. O zaman da psikolog ya da psikiyatristten yardım almak gerekir. Korkular için oluşturulmuş korkuyu yenme programları vardır. Bu programlarda terapistin yardımıyla 6-8 görüşmede korkuları adım adım yenmeyi başarabilirsin

Kitap Önerisi

Karanlıktan Korkan Baykuş, Jill Tomlison, Hayykitap

sevgiler

idilob

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.