Çocuklarda Marka Merakı

marka bağımlılığı

Bu yazı çok hoşuma gitti ve bence bu marka merakı gittikçe büyüyen bir sorun olmaya başladı. Hatta sadece ülkemizde değil tüm dünyada!! Geçen yıllarda ipad alabilmek için böbreğini satmaya çalışan Çinli çocuğu hiç unutamadım. 🙁

idilob

Çocuklarda Marka Merakı

Marka merakı 5-6 yaş çocuklarda bile görülüyor. Çocuklarda marka merakına karşı aileler nasıl davranmalı?
Günümüzde ergenlerin giysilerinin, kullandıkları teknolojik araçların belirli markalar olmaması nedeni ile arkadaşları tarafından eleştirildiklerini duyuyoruz. Hatta yaş sınırı artık çok aşağılara indi, marka merakını 5-6 yaş çocuklarında bile görebiliyoruz. Bu durumda ailelere büyük görevler düştüğünü dile getiren Eğitim ve Aile Danışmanı Nurten Aydın önerilerde bulunuyor.

ÇOCUĞUNUZLA NASIL İLETİŞİM KURMALISINIZ

Gençler artık üniversite yerleştirmelerinde bile markaya dikkat eder oldular. Birçok üniversiteye yerleşecek adaydan duyduğumuz “XXX üniversitesinde herkes marka giyiyormuş, kendilerinden olmayanı grup içerisine almıyorlarmış, ben böyle bir okulda arkadaş bulamazsam zorlanırım” diye düşünerek, istediği bir üniversitede olsa bile tercihlerinde yer vermiyorlar.

Aslında arkadaşları tarafından kabul edilebilmek için marka giysilere sahip olunması gerekliliği hiç de sağlıklı bir düşünce değil. Belirli marka eğilimine (ya da yeni çıkan modellere) 5-6 yaş çocuklarında bile karşılaşabiliyoruz. Bu yaş çocukları bile “Senin ayakkabılarının altında ışık yanmıyor“ diyerek birbirlerini eleştirebiliyorlar. Bulunduğunuz sosyal ortam tarafından dışlanmak hem çocukları hem de aileleri incitiyor.
ÇOCUKLARINDA MARKA EĞİLİMİNİ GÖZLEMLEYEN AİLELER NELER YAPMALI?

– Çocuklarının bu ihtiyaçlarını nereye kadar yerine getirebileceklerine ya da imkanları var ise ne kadar izin verebileceklerine karar vermeliler. – Çocukların ne hissettiklerini anlamak sorunu çözmek açısından önemli ipuçları verecektir. Yargılamadan dinlemek ve anlamaya çalışmak çocuğunuza kendini iyi hissettirecektir. Size olan güveni artacaktır. – Sınırlamalar getirecekseniz nedenlerini açıklayın. Bunlar bütçenizle ilgili olabileceği gibi, bireyselliği ile ilgili nedenler de olabilir. – Çocuğunuzun ihtiyaçları için ayırabileceğiniz bütçeyi onunla paylaşarak seçim yapmasını sağlayabilirsiniz. – En önemlisi yetenek ve becerilerini göstererek kendisinin farkında olmasını sağlayın. Kendi yeterliliklerinin farkında olduğunda dış öğelere ihtiyaç duymasına gerek kalmayacaktır.

Elbette tüketici olarak seçme şansımızın bol olması iyi bir şey. Ancak özellikle son yıllarda popüler kültürün yücelttiği markalara adeta bağımlı hale gelmek, insan psikolojisini önemli ölçüde etkileyebiliyor.

Reklamlarda sıkça gördükleri bir ürüne ısrarla sahip olmak istediklerinde, çocuklarda da “marka takıntısı” oluşmaya başladığını belirten Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nden Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, konu hakkında merak edilenleri açıkladı.

Marka tutkusu depresyona sebep olabilir

Markalara yönelmenin yanlış bir davranış olmadığını belirten Dr. Mehmet Yavuz, bazı markalar takıntı derecesinde hayat tarzı haline getirilirse, durumun patolojik bir hal alacağı yönünde uyarıyor.

Popüler kültürde ve medyada sürekli olarak reklamı yapılan bazı markaların, kullanıldığında kişi kendini daha değerli hissedecekmiş gibi sunuluyor olması, gelişme çağındaki çocukların ve gençlerin kafasını karıştırıyor. Ekonomik durumun iyi olduğunu gösteren, prestij göstergesi kabul edilen bazı marka ve ürünlere sahip olmak bir zorunluluk gibi algılandığında, kişiyi depresyona sürüklüyor.

Çocuğunuzun rol modeli olun

Dr. Mehmet Yavuz, çocukların bilinçsiz bir tüketim döngüsünün parçası olmasına izin verilmemesi gerektiğinin altını çizerken, ailelerin çocuklarına iyi örnek olması gerektiğini hatırlatıyor: “Aile, çocuğun ruhsal gelişiminde en önemli ortam ve toplumsal kurumdur. Aileler çocukları ile iletişime geçmeli marka merakının şekil konusunda aşırıya gitmek olduğu anlatılmalıdır. Tabii ki anne babanın da bu konuda çocuğa rol model olması gerekir.”

Çocuğunuzun öz saygısının oluşmasını sağlayın

Çocukluk çağından itibaren ailedeki bireylerin birbirine saygılı davranması ve değerli olduğunu hissettirmesi çok önemli. Çocuğun öz saygısının oluşmasını sağlamak için ebeveynlere çok iş düşüyor. Başkaları tarafından kabul görebilmek için kendine zarar verebilecek bazı davranışlara yönelmesinin önüne geçebilmek için, çocuğun olduğu haliyle yeterince değerli ve önemli olduğunu biliyor olması gerekir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.