Değişerek, Dönüştürmek Vol II

Aralık ayında Blogda “Değişerek, Dönüştürmek”başlıklı bir yazı yazmıştım. Nur’un ikinci yazısı da hemen hemen aynı konuda ama kendi yorumuyla. Bu konuyu bir de Nur’un penceresinden okuyun, bakalım. Ben çok beğendim. Kalemine sağlık, arkadaşım.

Dönüşüm ve Simya üzerine….

Yıllar önce yirmili yaşlarımın başlarında, beni o dönemde kendi idrak sınırlarımda bile çok etkileyen bir kitap okumuştum. Kitabın adı Simyacı ! Öyle çok etkilenmiştim ki adeta kitapta geçen karakteri çok zengin olmanın nasıl mümkün olduğunun sırrını veren bir sihirbaz gibi algılamıştım. Kişisel ve ruhsal yaratılışımdan gelen bir özellik gereği mistik, gizemli, ezoterik mitolojik, masalsı, derin ve puslu olan her bilgi beni bir şekilde içine çekiyordu.(hala da öyle)Uzun bir zaman bu masalsı etkiyi içimde içselleştirip anlamaya kavramaya çalıştım. Hep bir yerlerde bir şeyler eksik kalıyordu ve net bir ifade beynime yerleşemiyordu..
İş hayatına başlamamla beraber evlilik ,çocuk ,sorumluluk derken o kitaptaki öz cevher manayı unutup gitmiştim .Taa ki kırk yaşıma geldiğim geçen yıl kitaplığımın en gizli kalmış köşesine gelip elimin bu kitaba tekrar gitmesiyle o bulanık netleşemeyen mana’nın kapısı karşımda duruyordu. Hiç tereddüt etmeden alıp okumaya başladım. Tıpkı eski ve siyah beyaz bir filmi renkli ve cam gibi ekranı olan bir netlikte her satırını sindire sindire okudum.
Bebekler doğduklarında, annelerini bulanık görürlermiş. Birkaç ay sonra tam net olarak fark etmeye başlarlarmış. Tıpkı bende bunun gibi yıllar sonra ,her satırın ardındaki gizemi anladıkça, fark ettikçe içimi bir huzur ve dünyayı değiştirmenin gerçek sırrını keşfetmenin verdiği muazzam bir keşif yaşadım. Meğer yıllardır bu kitabı anlamak için yüzlerce kitap okumam, birçok gözyaşı dökmem, üzülmem, sevinmem, aşık olmam, anne olmam, annemi kaybetmem, insanları ve en önemlisi KENDİMİ tanımam gerekiyormuş. İşin asli bendeymiş.
Ben farkındalık üzerine kendimce çok kitap okumuştum fakat bu denli etkili olmamıştı. Belki o AN henüz gelmemişti. Gerçekten kırk yaşın yaşamda bir eşik olduğunu algılarımdaki ve davranışlarımdaki değişikliklerden bizzat hissedebiliyorum. Buradaki en önemli şey bence bunu içselleştirmekten öte, çevreme yansıtma konusunda daha çok çaba harcamak konusunda ilerleme kaydetmek. Yaşamımızdaki bütün misyonumuz işte tam da bu noktada devreye giriyor .
Algıları bir gün öncesine göre aynı olmayan her birey ilerleme kaydediyor demektir. Çocuklarımıza bu konuda yansıtmamızı etkinleştirerek onların ilerlemelerini daha üst boyuta taşıyabiliriz diye düşünüyorum. Evrende zaman algısının gitgide daraldığını hepimiz kendi yaşamımızdan hissedebiliyoruzdur.(bu konu da ayrı bir yazı konusu )
Dönüşmek ve dönüştürmenin sihrini merak edenlere önce bu kitabı öneririm. Herkesin hazinesindeki değerler mutlaka farklıdır ama renkleri farklı olsa da hep aynı özden oluşmuştur. Ben çocuklarıma sabahları uyandıkları zaman içlerindeki mutluluk enerjileriyle evrende her şeyi ama her şeyi değiştirme güçleri olduğunu, evrenin zaten yaradan tarafından dönüştüğünü, yaprakların yeşerdiğini, yağmurların bereket getirdiğini, arıların bizim için bal yaptığını, ağaçların oksijen sağladıklarını, rüya olarak beynimizde hayal edebildiğimiz her şeyin ama her şeyin insanoğluna bunu yapabileceği gücünü kalbinin tam ortasına koyulduğunu ve gerçek hazinemizin ve KENDİMİZİN beynimizin içinde değil tam da O küçücük “YÜREK”lerde saklandığını ve doğadaki tüm dengenin ve içimizdeki “SEVGİ”’nin farklı olmadığını, değişmesini istediğimiz her ne varsa aynada kendimizi izliyor gibi önce kendimizin o değişimi başlatması gerektiğini ve en önemlisi daima yüreğimizin sesini dinlememizin ve buradaki SEVGİ enerjisinin evreni değiştirecek tek gerçeklik olduğunu hatırlatarak onlara dönüşümlerini gerçekleştirmeleri için zaman kazandırmaya çalışıyorum..
Hepimizin dönüşümünün SEVGİ’ ye ve BARIŞ a olması dileğiye…

Nur Üçgün

“Değişerek, Dönüştürmek Vol II” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.