Geçmiş ve Hatıralar Üzerine…

geçmişimize şükürler olsun ki bugünümüzü bize verdi

Geçmiş ve Hatıralar üzerine…

Geçmişte yaşanmış olayların yoğun olarak hatırlandığı, içlerimizde nakış gibi işlendiği ve duygularımızın  pusulanın ibresi gibi bize yönümüzü belirleteceği şu günlerde, hepimiz içsel bir yolculuktan geçiyoruz.

Benim içimde sakladığım yüzleşemediğim hatıralarım masanın üzerinde yırtılmış ve bırakılmış bir mektup gibiydi! Yok etmeye çalışmıştım fakat orada yanı başımda yüzleşmemi beklercesine duruyorlardı. Bağırmaktan sesi kısılmıştı kelimelerin. Varlığıyla hissedilemeyen doğrular, yokluğuyla acı vermişti belki de tıpkı o yırtık kağıtlardaki yazanlar gibi !

Eski  günlerde rüzgarın ve denizin kokusu, serinliği ve  güneşin sıcağının tenimde bıraktığı his uzun bir süre bana yaşama sevinci vermişti. Yaşanılan dönemdeki olaylara sinmiş o  hatıralar, yine aynı rüzgarla öğrenemediğimiz dersleri uçurup adeta o yırtık sayfaları yeniden birleştiriyordu. Yüzleşmek  ve kendinde tamamlayamadığın eksikleri tamamlama vazifemizi hatırlatıyordu. Anıların da görevi buydu belki de. Büyüdüğünü, geliştiğini duygu diliyle göstermekti ! Bugüne kadar yaşadıklarımın ve hissettiğim onca duygunun beni taşıdığı nokta öyle kıymetli ki benim için şu an!

Şimdi de gözlerimi kapadığım ve AN da kendimi dinlediğimde güneşi ,rüzgarı ve denizin o tatlı serinliğini  tenimde hissetmeye gerek kalmadan mutlu hissedebiliyorum. Rüzgarın yelkenini içime açmışım bunu fark ediyorum. Ne tuhaf!  Güneş hem içimde hem dışımda! Aynı rüzgar fırtınalı dönemlerde okuduğum o mektuptaki üzüntüleri alıp şimdinin neşesini ödül olarak masama bırakıyor,  içimi ferahlatıyor .Zamanın dili ,beklemesini ve sabretmesini bilene konuşarak şifa veriyor adeta!!! Gözlerimi açtığımda da yaşamın anlamını dolu dolu  hissediyorum ve diyorum ki; yaşam  benim için  her solukta hissedebilme sanatı.

Her solukta mutlu kalmanız dileğiyle,

Sevgiler

Nur Üçgün

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.