Montessori Eğitimi Nedir?

merak ettiğimiz yeni eğitim sistemleri

Son dönemde okul öncesi kurumlarda vs. çok kullanılan bir kelime var. “Eğitmenlerimiz Montessori Eğitimi” almıştır yada kurumumuzda “Montessori Eğitimi” uygulanmaktadır. Peki nedir bu Montessori Eğitimi? Çalıştığım iş yerinde çok şanslıyız ki harika bir mini club şefimiz var. Sevgili Nihat KETEN. Kendisi de bu sistemin eğitmenlerinden. Sistemi anlatan bir yazı yazmasını rica ettim. Sağ olsun o da beni kırmadı ve kısa bir yazı ile tüm merak ettiklerimizi açıkladı. Hadi okuyalım bakalım, neymiş bu Montessori 🙂

MONTESSORİ EĞİTİMİ
Montessori eğitiminin ne olduğunu açıklamadan önce ilk olarak Montessori ismi hakkında bilgi vermek isterim.
Montessori eğitimi adını 1900’lü yılların başında İtalya’nın ilk kadın doktoru olan Maria Montessori’den alır. Mussolini döneminin faşist İtalya’sında bir kadının doktor olması istenmeyen ve yadırganan bir gelişme olması ve Mussolini düşüncelerinin kendisine ters düşmesini açık açık belirten Maria Montessori, her ne kadar baskılara maruz kalıp ve daha sonrasında Hindistan’a sürgüne gönderilse bile sonrasında günümüzde Sergey Brin, Larry Page (Google kurucuları), Jeff Bezos(Amazon.com kurucusu), Jimmy Wales (Wikipedia kurucusu), Katherine Graham (Washington Post sahibi editörü) ve daha nicelerinin yetiştiği bir eğitim methodunu geliştirmiştir.
Method, Maria Montessori tarafından özel ilgiye muhtaç ve zihinsel fonksiyonlarını tam anlamıyla kullanamayan çocukların eğitimi için geliştirilmiş ve bu çocuklarda mükemmel bir gelişim sağlanmıştır. Daha sonrasında ise method okul öncesi çağlardaki çocuklar içinde kullanılmaya başlanmış ve günümüzün en başarılı eğitim methodlarından biri haline gelmiştir.
Peki nedir bu eğitim methodunu bu kadar başarılı kılan?
Öncelikle bu eğitim methodu klasik methodlar gibi grup eğitimine dayalı olmayıp tamamen bireysel bir eğitim methodudur. Yani her çocuğun gelişim ve öğrenim hızı bir olmadığı için bilgiyi grupsal vermekten ise kişisel yöntemlerle verip çocuk ne kadar bilgi almak istiyor ise o kadarını almaktadır. Ortada kesinlikle ödül, ceza, öğretmen masası, toplu sınıf sistemi gibi bir şey yoktur. Sistemin başarılı olması için sınıflarda en fazla 20 öğrenci ve iki montessori eğitmeni bulunmalıdır.
Sistemin en temel öğesi özgür seçim ve her çocuğun kendi hızında ilerlemesi olup sınıf tamamen çocuğa uygun bir şekilde hazırlanmıştır. Klasik eğitimden ayrı olarak masa temizleme, toz alma, düğme ilikleme, fermuar çekme, kemer takma gibi günlük yaşamda ihtiyaç duyduğu şeyler öğretilirken el-göz koordinasyonu, el bileği ve parmak kasları güçlendirilerek psikomotor gelişimi sağlanır.

Çocuklar tüm faaliyetlerini deneme yanılma yolu ile yaparken, eğitmenin görevi çocuğa yapması gerekeni bir kez gösterip daha sonrasında onu yaparken gözlemlemektir. Eğitmen kesinlikle çocuğa doğru yada yanlış yaptığını söylemeyip ve yaparken de müdahale etmeyerek aktivite sonunda gözlemlerini not alır ve diğer bir derste aynı aktivite tekrarlanarak çocuğun gelişimi kontrol edilir.
Bu eğitim 5 bölüme ayrılmıştır;
1) Günlük Yaşam Becerileri: Yukarıda da bahsettiğim gibi çocuğun psikomotor becerilerini geliştirme amacı ile tamamen doğal malzemeden yapılan materyaller kullanılarak çocuğa günlük yaşamda karşılaşacağı gereklilikler öğretilir.
2) Duyu Eğitimi: Çocukların 5 duyu organını kullanabilecekleri materyaller ile duyularını tanıma ve geliştirmeleri hedeflenir.
3) Matematik Eğitimi: Bu bölümde klasik matematik eğitiminden öte soyut matematik kavramları materyaller yardımı ile somutlaştırılarak eğitim verilir.
4) Dil Eğitimi: Bu bölümde klasik eğitimde olduğu gibi ‘’Ali Ata Bak’’ sözünü 3 sayfa yazarak öğrenmektense harfler ve cümleler somutlaştırılıp el-göz koordinasyonu ile kolay bir şekilde eğitim verilir.
5) Kozmik Eğitim: Klasik eğitimdeki Coğrafya, Jeoloji derslerine denk gelen eğitimdir. Ezbersel eğitimden öte doğa olayları somut materyaller ile çocuklara gösterilip dokunarak ve renkler yardımı ile eğitim verilir.
Bu eğitimler verilirken planlanan herhangi bir sıralama veya düzen yoktur. Her bir materyal grubu kendine özgü tamamen açık ve her çocuğun yetişebileceği yükseklikte yapılmış raflarda bulunur ve çocuk özgür iradesi ile hangisi ile uğraşmak istiyor ise onu alır ve uğraşır. ‘’Uğraşır’’ diyorum çünkü materyaller bu sistemde oyuncak olarak görülmez ve oynamak kelimesi de asla kullanılmaz.
Son olarak bu eğitimin başarılı olduğu en etkin yaş grubu 3-7 yaşa denk gelen okul öncesi eğitim dönemi olduğunu belirtmek isterim. Sınıflar karışık düzende her yaş grubundan çocuklar ile kurulmuş olup, çocuklar kendi seçtiği materyaller ile kendi istedikleri kadar meşgul olurlar. Sonunda ise ödül, ceza veya ev ödevi olmayıp gelişimleri eğitmen tarafından gözlemlenerek aile ile paylaşılır.

Not: Linkteki video eğitimde dünyanın en iyi 10 ülkesinden biri olan Kanada’daki Dundas Valley Montessori okulundan çekilmiş ve bir öğrencinin montessori sınıfındaki bir gününü gösteren bir videodur. Mutlaka izlemeniz dileğiyle.

Nihat KETEN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.