“Ne” yi Sormalıymış!

kızlar siz sadec ince bir beden ve güzel bir yüzden ibaret değilsiniz

“NE”Yİ SORMALIYMIŞ

Hergün okuldan gelen çocuklarımıza ilk sorduğumuz soru hiç şüphesiz ki okul nasil geçti yada günün nasil geçti sorusudur. Biz anneler mutlu bir sekilde gelip gelmediğini bu sorularla soluksuz birşekilde öğrenme gayretiyle çocuğumuzu sık boğaz ettiğimizi fark etmeyiz daha doğrusu fark etmezmişiz.Ben de bunu dün akşam okulumuz da ergenlerle ilgili düzenlenen bir seminerde dinledim ve farkına vardım..

Seminerde psikolog Aylin Özkan o kadar faydalı bilgiler verdi ki! Bir çok ebeveyn geçen diyaloglarda adeta kendini buldu. Ergenlik dönemini ebeveynler olarak geçmişte bizim de yaşadığımızı fakat bizim dönemimiz ile şimdiki zamanın hem dış uyaranlar açısından hem de çocuklarımızın algı kapasiteleri açısından çok farklılıklar taşıdığından bahsetti Sn.Özkan.

İletişime tam anlamıyla tartışma ya da zıtlaşma olmadan geçebilmenin küçük sırrının, sorulması gereken sorunuzuna “Ne” ile başlamanız gerektiğidir dedi. Yani okul “nasıl” geçti derseniz net bir şekilde: -iyi. cevabını alırsınız. İletişimi devam ettirmek için tekrar soru sormanız gerekir. Sadece sizin soru sormanız ve çocuğunuz cevaplıyor olması onda baskı ve sorguya çekiliyor hissi uyandırır ve gerginliğe giden yolda fitili ateşleyebilir.Bunun için onun kendi içindekileri özgürce seçip anlatabilmesi için açık uçlu sorular sorarak (örn; bugün okulda ne olsaydı daha mutlu olurdun ? ) sık boğaz etmeden rahatlamasını bekleyerek günün akışında ,yemek yerken yada sohbet ortamında paylaşımda bulunmaya çalışmak çok daha etkin bir iletişim kaynağıdır dedi.

Bir de, bu dönemde çocuklarımızın hormonları tarafından esir alındığını ,kendi duygularını yönetebilme becerilerinin çok zor olduğunu, bu dönemdeki ani tepkimelerin, sert tutumların, dik çıkışların anneye babaya yada yakın çevreye birinci dereceden kişisel olarak yapılmadığını önemle belirtti.Bu hızlı hormon iniş ve çıkışlarının sebebi kızlarda östrojenin 8 kat erkeklerde testosteron hormonunun ise 18 kat artış göstermesi olarak belirtti.

Tüm bu yaşananların geçici bir süreç olduğunu aslında sevgi diliyle hoşgörüyle ve şeffaf çerçeveleri olan bir aile koruma kalkanıyla bu dönemin çok daha huzurla atlatılabileceğini uzman bir kişiden duymak beni çok mutlu etti.

Bu küçük paylaşımın yaşamınızda büyük mutluluklara vesile olması dileğiyle,

Nur Üçgün

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.