Öze Dönmeye Dair…

bazen biraz durup, yavaşlamak lazım

Öze Dönmeye Dair…

Ruhun beslenemediği bazı dönemler vardır.Nereye gitsen ne yapsan bir türlü huzurlu hissedemediğin, içinde coşku duyamadığın,hafif nanemolla bir ruh hali olan zamanlar.. Kelimeler bile zihninden akıp gitmez! Üst üste yığılmış sorular ve şikayetler sanki boğazına dizilir gibi olur insanın… Yaşamı derin sularda balık avlamak gibi yaşayanlar için bu durum biraz sıkıcı bile olabilir.Fakat bu dönem içinde sabırlı bir bekleyiş sergileyenler en şanslılarımızdır aslında! Herkesin bu içe dönüş rutinleri aynı sıklıkta olmayabilir ama bence bir kişi özbenliğiyle ne kadar çok iletişime geçerse mutlu olmayı daha çabuk becerebilir..Kimse bir bireyin yüzde yüz ne istediğini, beklentilerini, hassas noktalarını kendisinden daha iyi bilemez. Erken gençlik döneminde başkalarıyla yapılan bu konuşmalar, paylaşımlar insanı rahatlatıp yaşam rutinine daha kolay bir geçiş sağlayabilir.O dönemdeki arkadaşların yada yakın çevrenin kendi algılarına göre şekillendirdikleri yönlendirmeler sizin yaşadığınız bu ruhsal moral bozukluğuna kısa süreli çözümler getirir fakat zaman ilerledikçe ruhunuzda hissettiğiniz o açık alanları sadece sizin içinizden gelen ve sadece sizin algılayabildiğiniz cevaplarla çözümleyebilir hale gelirsiniz.

Tıpkı sizin şifrelerinizin sadece sizin hesaplarınızda geçerli olması gibi. Olgunlaşmaya başladıkça aslında insan biraz da kendini çözmeye çalışan bir ajan gibi hissediyor.Gelişim adına alınması gereken mesajları çözemediğinde ya da aynı sorunları neden devamlı yaşadığına dair cevapları bulamadığında bu sisli ve belirsiz ruh haline bürünebiliyor.. Güneş yağmurdan sonra açarsa her zamankinden daha berrak görünür.Zihnimizde ruhumuzun temizliği için bu gibi dönemlere ihtiyaç duyuyor .Gerekli ve gereksizi ayırabilmek,yüklerimizi boşaltabilmek net bir bakış açısıyla önünü görebilmek için zaman tanıyor bize..Böyle bir süreçten geçerken en dikkat edilmesi gereken şey ise; karamsarlıkla düşünceli olma halini ince bir çizgiyle ayırt edebilmektir.Öze dönmek sükuneti ister ama yaşam da tebessüm edebilmeniz için umutlu olmayı bekler.Umutlu olabilmek ise kendimize ve çevremize yaşattığımız çok değerli bir hediyedir… Mutlu, umutlu nice güzellikleri yaşamanız dileğiyle, Nur Üçgün

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.