Reklam VerBurada rekalamım görünsün istiyorum.

Takvimlerin Efendisi: Tatil Zamanı

Takvimlerin Efendisi: Tatil Zamanı

Çocuklarla vakit geçirmenin en iyi yanı nedir?

Boyama kitabının rengarenk sayfaları arasında gezintiye çıkmak mı? Oyun hamurundan bebekler yapmak mı? Yoksa doya doya güzel bir film izlemek mi?

Aslında hepsi!

Çünkü işin içinde çocuklar olduğu zaman, yaşamın kendisi lunaparka dönüşüyor. Fakat tüm bunları gerçekleştirmenin yolu da, takvimlerin efendisi olan tatil zamanından geçiyor. Tatil, her çocuğun özlemle beklediği bir süreç… Bizim evde de durum pek farklı ilerlemiyor. Gel gör ki iş yaşamımız, tatil anlayışımızı da fena hâlde etkiliyor. Çünkü işimiz gereği bütün yazı 5 yıldızlı otelde geçiriyoruz.

Tatilin tüm olanaklarına sahip olan bir çocuğa yeni olan ne verebilirsiniz?

Normal şartlar altında insanların tatil olarak hasretle beklediği şey, bizim yaşamımızın rutin bir parçası… Kızım Nehir bu anlamda çok şanslı. Çünkü yaşıtı olan üç arkadaşıyla birlikte tüm yazı otelin etkinliklerinde geçirebiliyor. Havuz ve oyun gibi eğlencelere doyuyor. Fakat eğlencenin bile fazlası zarar. Çünkü enerjisini bu denli etkin kanalize edebilen bir çocuk, ev ortamında yenilik arıyor.

“Anne, hani tatil olacaktı? Anne canım çok sıkıldı! Anne, hadiiii!”

13 yaşında bir çocuk için dünya her zaman heyecan verici bir yer. Canı öyle çabuk sıkılıyor ki, onu eğlendirme uğruna ev içi aktiviteler düzenlemek şart. Devasa yastıklarla tüneller mi yaparsınız, perdeleri kesip bale elbisesi mi dikersiniz bilmem… Ama canı sıkılan bir çocuğu, hele ki mevsim yaz ise, ele avuca sığdırmak imkansız. Yalnızca evde olmak da yetmiyor. Dağılan evi toplamamızın ardından, ekstra gezilere doğru yola çıkılıyor. Çünkü kumdan kaleler inşa edilecek, arkadaşlarla bisiklete binilecek ve tüm bu süreçte anne olarak “Dikkat et düşeceksin” diye uyarılar verilecek.

Yine de en güzel zamanlar…

Çünkü bir gün büyüyecek. Yastıktan yapılan evleri de, oyun hamurundan üretilen bebekleri de beğenmeyecek. Evet, şimdi epey yoruluyoruz. Bazen yorgunluktan kanepede sızıp kalıyoruz. İşte o anlarda yüzümüze kalemle bıyık bile çizse farkına varamayız. Ama onun büyüdüğünü izlemek, mutluluğuna tanıklık etmek ve bunu her mevsim sürdürmek apayrı bir keyif.

Dağılan evi toplamayı, enerjimizi tüketen yorgunluğu, sürekli yankılanan “Hadiiii!” kelimesini ve ayak tabanlarınızda beliren şişliği saymazsanız yaz tatilleri hâlâ güzel. Çünkü yaz gelince çocuklar sokaklara hâlâ tebeşirle oyun alanları çiziyor. Onları eğlendirmek kadar, eğlencelerini izlemek de güzel oluyor.

Üstümüzde deniz tuzu varsa, plaj terlikleri hazırsa ve Nehir yerinde durmuyorsa yaz gelmiş demektir.

Hem sokaklarda tebeşir izleri bile var…

Yaz gelmiş işte canım, biz çocuklardan daha mı iyi bileceğiz?

Sevgiler…

12 Comments
E-posta Bildirimi Almak için Kayıt Olun

Abone Ol!