Vaktin Ruhu

Vaktin ruhu

Dünya’ ya geldiğimiz ilk andan son nefesimizi aldığımız son ana kadar şahit olduğumuz bu boyuttaki varlığımıza kısaca “Yaşam” diyoruz.
Sayılı günlerce geçirdiğimiz bu zaman aralığı çocukluk dönemlerinde çok uzun gibi algılansa da ilerleyen dönemlerde daha çabuk ve yorucu geçebiliyor..

Her gün hatta her an ,değişim ve dönüşüm üzerine birbiri ardına gelen yeniliklere gebe kalıyor.Kimisi bu değişime direniyor kimisi ise kabul ederek döngünün rüzgârına kendini kaptırıp kaptan köşkünde oturuyormuş gibi her limanın güzelliğini keşfetmenin hazzını yaşıyor..
Hayata genel olarak bakıldığında algılarınız kişiler ve amaçlar üzerine kurgulandıysa zaman su gibi akıyor.Fakat fikirler ve duygular üzerine detaylı bir algı çerçevesinden bakıldığında ise zaman yavaş çekime alınmış gibi uzayabiliyor..

Aslında tüm bu olumsuz gibi görünen ilizyonlara rağmen vaktin ruhu her an dokunulmayı bekleyen sihirli değnek gibi öylece duruyor.
Yaradılış kurallarına göre bunu hissetmenin tek yolu kalbimizde her an odaklandığımız duygunun hissediliş gücü.Eğer ki ayaklarınız yere basarken ayağınızı saran ayakkabıyı hissediyorsanız ,oturduğunuz yerde koltuğa yaslandığınızda kaslarınızı farkediyorsanız,teninize değen güneşin ışığı cildinizi ısıtıyorsa,akşamın serin havası sizi ürpertip üşütüyorsa,bir çiçeğin açmasına şahit oluyorsanız, bilin ki yaşadığınız an’ın ruhu sizin ruhunuza dokunuyor.Tüm bunlar sevgiyle sizi gülümsetebiliyor ve huzur hissettiriyorsa o an dünya da olan tüm güzel duygular da sizinle birlikte o sihirli değneğe dokunuyor demek ve en kısa sürede kalbinize ektiğiniz bu sihirli tohum yaşamınız da çiçek açmak için tüm gücüyle vaktin ruhunu emrinize amade kılacaktır.

Vaktin ruhuyla buluşmanız dileğiyle,

Nur Üçgün

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.